
Mehmet Göncü
17 Kasım 2011
Kıymetli okuyucularım, bildiğiniz gibi ülkemizin büyük bir bölümü deprem kuşağındadır. Özellikle bu durum Marmara, Ege ve Doğu Anadolu bölgelerinde daha bir belirgin haldedir.
Nitekim; Van ilimiz ve Erciş ilçemizde bu yıl Ekim ve Kasım aylarında meydana gelen ve uzman bilim adamlarının belirlemelerine göre, iki ayrı fay hattının faaliyeti sonucu vuku bulan depremler, can ve mal kaybına sebep olmuştur.
Ben şahsen elli yıla yakın bir zaman önce Van’da bulunmuş ve uzun yıllar bu güzel ilimizde memuriyet görevi yapmıştım.
O yıllarda meydana gelen birkaç depremi yaşamıştım.
Bir seferinde oturduğumuz tek katlı evin salonu çökmüş, sıkışan oda kapısını eşimin yardımıyla zorla açmış ve canımı kurtarmıştım. Kış aylarında çadırda kaldığımız için depremin zorluğunu ancak yaşayanlar bilir.
Bu nedenle depremzedelere ne kadar maddi ve manevi yardım yapılsa azdır. Bu manada, Van’da yaşayan kardeşlerimize yapılan ve devam eden yardımlar beni çok duygulandırmaktadır. Bu bağlamda; Cenabı Allah (cc) büyük devletimize ve hamiyetperver aziz milletimize zeval vermesin.
Sevgili okuyucularım, Van ilimiz dört etrafı dağlarla çevrili Van gölünün doğusunda kurulu tarihi bir şehirdir. Birçok uygularlıklara tanıklık yapmış eski ismi ‘Tuşpa’ olan bu kent “Dünyada Van, ahirette iman” dedirtecek ve aşık olunacak kadar güzel, şirin bir yurt köşesidir.
Vefalı ve kadirşinas bu dostlar diyarında tanıdığım Eczacı Sevvet Bilgehan’ı, Hurşit Altaylı’yı, Hakkı Yakupoğlu’nu, Mehmet ve Ahmet Uslu’yu, Saffet Yörükoğlu’nu, Büfeci Ali Rıza’yı, Muhtar Aziz’i ve Postacı Alihan amcayı, Paytoncu Abdurrahman dayıyı, Peynirci Şeref Önay beyi, kirvem Fehmi Turan’ı ve daha bir çok dostu ömrümün sonuna kadar unutmam mümkün değildir.
Değerli okuyucularım, bildiğiniz gibi Van gölü batı literatüründe dağların ortasındaki bir cennet olarak tanımlanmaktadır. Alman arkeologların radyo karbon ölçümlerine göre kapalı bir havza olan Van gölü, günümüzden yüz bin yıl önce bir tektonik hareketle yer kabuğunun çökmesi sonucu meydana gelmiştir.
Gerçekten; göl havzası Suphan, Nemrut, Tendürek, erek ve Artos dağlarının ortasında bir cennettir. Göl oluşmadan önce havzadaki sular Muş ovasından bir nehir olarak geçer, Murat nehrine dökülürmüş, günümüzde bile bu nehrin yatağından bazı kalıntılara rastlamak mümkündür. Keza; o tarihte Fırat’ın suları bugünkünden çok fazla olduğu için Birecik ilçemizden geçen suyun mecrasının bugünün iki katı olduğu anlaşılmaktadır.
Özetle demem o ki; bu güzel kentimiz ne acı ki şu an itibari ile faal bir deprem bölgesindedir.
Bu nedenle, gerek Van’da ve gerekse bütün ülkemizde ilmin ve bilimin gerektirdiği tüm önlemler alınarak depreme dayanıklı yapılar inşa etmek zorundayız.
Çok şükür ülke ekonomimiz bu imkâna sahiptir. Ben şahsen, birlik ve beraberlik içerisinde bu önemli sorunu da kesinlikle devlet-millet el ele vererek çözeceğimize inanıyorum.
Örneğin; Japonya bu deprem sorununu çoktan çözmüş bir vaziyettedir.
Umut ederim ki alınan önlemlerden sonra bir daha böyle acılar yaşamayız.
Sevgili okuyucularım, bildiğiniz gibi 1914 yılında Van ilimiz Çarklık Rusya orduları tarafından işgal edilmişti. Bu işgal sırasında Van’dan göç edip güneye gelen ve bir kısmı da Urfamıza hicret eden Vanlı kardeşlerimizi o günün koşullarında misafir etmiş, ekmeğimizi ve evimizi isteyerek paylaşmıştık. Bu defa da kapımız, yüreğimiz depremzede kardeşlerimize açıktır. Gelirlerse başımızın üstünde yerleri vardır.
Şanlıurfa’nın misafirperverlik konusundaki hassasiyeti zaten bilinmektedir. Nitekim, bir süre önce gece yolda kalan Vanlı depremzede kardeşlerimiz Valimiz Sayın Celalettin Güvenç’in talimatları doğrultusunda, İl Özel İdare misafirhanesinde ağırlanmışlardır. İl Özel İdaresi Genel Sekreterimiz Sayın Uğur Büyükhatipoğlu göç etmek üzere yola çıkan depremzede ailelere araç tahsis ederek, İzmir’e gitmelerini temin etmiştir. Bu ve buna benzer her konuda kapımız Vanlılar açıktır.
Dürüst ve şeffaf bir toplumda; lütufta geride, kahırda önde olan dostlarınızın çok olması dileği ile kalın sağlıcakla…
Yasal Uyarı: Yayınlanan haberin tüm hakları URFAHIZMET.COM’a aittir. Kaynak gösterilse dahi haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın