ınsanı, insan eden en büyük değerlerden birisi de tevazudur. Gösterişsiz, alçak gönüllü, kibirden uzak kimseleri herkes sever, bütün insanlar onlarla beraber olmak ister.

Kibirli insanları Allah (c.c.) sevmediği gibi, insanlar da onlardan uzak olmak isterler. Büyük Kumandan Alpaslan’ın hayat hikâyesi bu konuda da bir ibret levhasıdır.

“Sultan Alparslan, Malazgirt zaferinden sonra 1072 senesinde çok sayıda atlı ile Mâverâünnehir’e doğru sefere çıktı. Türkleri bir bayrak altında toplamak istiyordu. Ordunun başında Buhâra’ya yaklaştı. Amuderyâ nehri üzerinde bulunan Hana kalesini muhâsara etti. Kale komutanı, bâtınî sapık fırkasına mensup Yûsuf el-Hârezmî, kalenin fazla dayanamayacağını anladı ve teslim olacağını bildirdi. Hâin Yûsuf, Alparslan’ın huzuruna çıkarıldığı sırada Sultan’a hücûm edip hançeri ile yaraladı. Yûsuf’u derhal öldürdüler. Fakat Sultan Alparslan da aldığı yaralardan kurtulamadı. Dördüncü günü 25 Ekim 1072 tarihinde vefat etti. Vefatından önce;

“Her ne zaman düşman üzerine azm etsem, Allahü Teâla’ya sığınır, O’ndan yardım isterdim. Dün bir tepe üzerine çıktığımda, askerlerin çokluğundan, ordumun büyüklüğünden bana, ayağımın altındaki dağ sallanıyor gibi geldi. “Ben dünyânın hükümdârıyım bana kim gâlip gelebilir? diye düşünce kalbime geldi. ışte bunun neticesi olarak, Cenab-ı Hâk aciz bir kulu ile beni cezalandırdı. Kalbimden geçen bu düşünceden ve daha önce işlemiş olduğum hata ve kusurlarımdan dolayı Allahü Teâla’dan af diliyor, tövbe ediyorum. Lâ ilâhe illallâh Muhammedür-resûlullah!..” diyerek şehid oldu. Tahran yakınlarındaki Rey şehrinde defnedildi.

Sultan Alparslan, saltanatı müddetince ıslâm dinine hizmet etti. ıslâmiyet’i içten yıkmaya çalışan gizli düşmanlara karşı çok hassastı. Alparslan, büyük tarihi zaferlerin yanısıra, medreseler kurmak, ilim adamlarına ve talebeye vakıf geliri ile maaşlar tahsis etmek, imar ve sulama tesisleri vücuda getirmek suretiyle hizmetler yaptı.”

Bazı insanların ömür boyu kibirlilik halleri onlara ahirette Cehennemi hazırlarken Alpaslan gibi bir mübarek kumandanın bir anlık gururlanması O’nu şehadet mertebesine ulaştırmış, hayatına mal olmuştur.

Allah’ın takdiri ve hikmetlerinden muhakkak ki, alınacak çok dersler vardır. Ömür boyu kibirle yaşayanların hali “Acep nice olacak?..” Düşünülmez mi?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.