SU KAYNAKLARINI  ıYı KORUYALIM

Güneş, hava, toprak ve su atalarımızın dediği gibi  (enasiri erbeğe) yaşam mucizesinin dört vazgeçilmezleridir.
Ben bu yazımda yalnız su kaynaklarından bahsedeceğim.
Bilindiği gibi 510 km2 olan arz alanının 361 milyon km2’sini okyanuslar ve denizler oluşturur.
Yeryüzündeki su milyonlarca yıldan beri “hidrolojik dolaşım” adı verilen son derece düzenli ve hesaplı bir devr-i daimle, bir diğer tanımla doğal arıtma işlevi ile yağmur, kar ve dolu olarak yerküreye temiz ve tatlı su olarak geri dönüyor. Hayatın başlangıcı olan su, yaşamın devamı içinde rakipsiz şart oluyor.
Su gerek insan hayatında, gerekse tabii hadiselerde son derece önemli bir yer tutar. Su; hayat, enerji, bereket demektir. Kısaca canlı cansız her nesne bir aşamada suya muhtaçtır.
ınsanın günlük  hayatındaki  su ihtiyacı 2,5 litredir. Bu sadece içmek içindir.  ınsanın diğer ihtiyaçları amacıyla kullanılan su miktarından bir kaç örnek verecek olursak; 1 litre süt için 5 litre suya, 1 kilo tereyağı için 10 litre suya, 1 ton  şeker elde etmek için 100 m3 suya, bir ton kağıt elde etmek için ise  250 m3 suya ihtiyaç vardır. Sanayi ve tarım için suyun önemi  saymakla bitmez.
Dünyanın 4’te üçü sularla kaplı olmasına rağmen mevcut su kaynaklarının sadece yüzde 2,6 sı tatlı su kaynağı özelliğini taşıyor. Ve bu tatlı su miktarının yüzde 20’si sınırlı bir faydalanma imkânına sahip Sibiryadaki baykal gölünde bulunuyor.
21.yüzyılda Dünyamızda suyun öneminin daha da artacağının işaretini bu günlerde almaya başladık. Nitekim; bugün Afrika, Ortadoğu, Arap ülkeleri başta olmak üzere 31 ülkede su sıkıntısı çekiliyor.  25-30 yıl sonra 17 ülkede  daha su sıkıntısının yaşanacağı belirtiliyor.
Çeşitli sebeplere bağlı olarak bu ülkelerde su kaynakları yılda yüzde 10 nispetinde azalıyor.
Özetle; acı ama bir gerçek, bugün yeryüzünde 1,3 milyar insanın içme suyu, 1.7 milyar insanın ise temizlik için kullanabileceği suyu yok.
Ülkemiz tatlı su kaynakları bakımından çok zengin sayılmasa da fakirde sayılmaz. 510 milyar m3 yıllık yağışı ile 26 nehir havzası ve yüzlerce tatlı su göl rezervleri ile şimdilik günü kurtaran bir konumdadır. Erozyonu önler, ormanlarımızı  koruyabilirsek bu mutluluğu sürekli kılabiliriz.
Netice itibari ile; su mucizesini ve önemini tüm boyutları ile anlatmaya ne bilgim ne de zamanım yeter. Bir çevre ve doğa dostu  olarak görünen objeyi ve gelen tehlikeleri dile getirmeye çalıştım. Hoş görünüze sığınarak esefle söyleyebilirim ki, insanın doğaya yanlış, muhteris ve tahripkâr müdahalesi sonucu su kaynakları kirlenmekte ve yavaş yavaşta kullanılamaz hale gelmektedir.
 Gelin iş işten geçmeden doğal varlıklarımızı ve su kaynaklarımızı gözümüz gibi koruyup kirletmiyelim ki, onlarda bize hayat ve mutluluk sunsun.
Dürüst ve şeffaf bir toplumda; lütufta geride, kahırda önde olan dostlarınızın çok olması dileğiyle  kalın sağlıcakla.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.