Hizmet’te sevgili yegenimiz Sabri Dişlioğlu’nun “Çardak”ının sağ köşesinde Urfa sevgisiyle kurulmuş bir saat vardı. Otoban’ın açılışı için hergün 24 saat geri sayım yapıyordu. 20 Nisan 2006 tarihine kadar çalıştı. O tarihte “70 gün kaldı”yı gösteriyordu.

Fakat aynı tarihli gazetemizin 1.sayfa serlevhasında görülen “Otoyol’un Açılışı Ağustos’ta..” Haberi bahis konusu saatin fikrini de, zikrini de alt-üst ediyordu.

şanlıurfa Valiliği ıl Koordinasyon Kurulu 2.Dönem toplantısında konuşan Karayolları 9 . Bölge Müdür Vekili, saatin tıkır tıkır işleyişini durduran acı haberi bir yetkili olarak Urfa gündemine bazı gerekçelerle taşıyordu…

Gerçi bu bürokratik yanılgı ilk değildi. Daha önceleri de; 2004 Eylül, 2005 Aralık.. Tarihleri telâffuz edilmişti. 2006 Haziran, Temmuz da yattı. şimdi Ağustos deniliyor ama yine inanılır gibi değil.. Zira, ıl Koordinasyon Kurlunun da ileri sürülen mazeretler arasında fahiş istimlâk bedelleri, ödenek sıkıntıları dile getirilmiş. Bunlar Türkiye’de (hele Urfa gibi diyarlarda) kolay kolay aşılacak engellerden değildir. Temenni etmeyiz ama “Otoban’ın açılışı” 2004 veya 2008’in başına ulaşırsa şaşmayalım.” “Kader böyle imiş, ne söylesem boş..” Türküsüne sarılalım..

Bu gerçekler gibi acı olan diğer bir husus da açılış tarihlerinin böyle “Üç adım” zıplarcasına ileri tarihlere kaydırılmasıdır. Doğru olan; bütün engeller bertaraf edildikten sonra tesbit edilen tarih duyurulur. Millet ona göre hazırlığın ı yapar, küşada sevinerek gelir, iş biter.

Bu açılan “Dennoyun bahçasına giden yol” değil ki.. Koca bir otoban ve istikbalde Irak’a “Habur Kapısına” kadar dayanacak.. Açılış tarihlerini şimdiden böyle zıplatmağa başlarsak ileride bize inanacak kimseyi bulamaz oluruz. Muvafık’ı da, muhalif’i de zevksiz bırakan bu huyumuzu değiştirmeliyiz. Nedense her işimizde bu tatsızlık var. Meşhur GAP’ımız da öyle değil mi?

Bizde ödenekler âdeta bir denek (değnek) gibi işimizi sopalıyor, yaptırmıyor. Önceden hazırlayıp ona göre ayağa kalkmadığımız için ödenek gelmeyince çöküyoruz.

Sonra yol gibi, köprü gibi, havaalanı, baraj veya kanal gibi toplumun menfaatini ilgilendiren işlerde vatandaşın istimlâk bedeli istemesi bir engel teşkil etmemeli. Uygarlaşmayı geliştiren bu işler aksatılmadan yapılır: Hakkı olan parasını alır, beğenmezse sonradan verilmek üzere dâvâlar Mahkemeye havale edilir.

Kanunlarda Devletin işini sürümcemede bırakacak hususlar varsa düzenlemeler yapılır. ış durdurulmaz; Devlet de Vatandaş da mağdur duruma düşürülmez. Her Bölgemizde görülen bu tür engeller de ortadan kalkmış olur.

Temenni edelim ki; Ağustos/2006 Otobanımızın açılması için son tarih olsun. Başka bir tarihe(beşinciye) gerek kalmasın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.