Bilindiği gibi; 1517 yılında Osmanlıların Ridaniye seferi ile elde ettikleri Ortadoğu topraklarına barış, kardeşlik, adalet, eşitlik, vijdan ve inanç özgürlüğü getirmişlerdi.

Tarihi inceleyenler bilirler ki, Osmanlılar Kuveyt’te bir manga, Filistin’de, Irak’ta, Ürdün’de, Lübnan’da ve Suriye’de birer tabur askerle huzur ve güveni sağladılar ve barışı sürekli kıldılar.

Peki bunu nasıl başardılar?

Dürüst, adil, samimi ve ciddi bir devlet anlayışı ile sevecen bir yönetimle bu hususu sağladılar.

Bilindiği gibi; Ortadoğu coğrafyası, çeşitli farklılıkların yaşandığı çok karışık bir bölgedir. Çok eski tarihi geçmişi itibari ile çeşitli uygarlıklara da ev sahipliği yapmıştır.

Bu nedenle; bahse konu coğrafyada etnik, dinsel ve mezhepsel farklılıklar vardır ve bu durum, çok hassas dengelerle ancak korunabilmektedir.

ışte bu hassas dengeleri Osmanlı Devleti, adaletli ve samimi bir yönetimle kurmuş ve dörtyüz yıl boyunca da barış içinde bu halkların yaşamasını sağlamıştır.

Ancak Osmanlı devleti Birinci Dünya Savaşı sonrası  bu topraklardan çekilmek zorunda kalınca, sömürgeci, aç gözlü emperyalistler, Ortadoğu’yu ele geçirdiler. Vandalizm uygulayarak bölgenin doğal kaynaklarını yağmaladılar. Halen yağmaya da devam ediyorlar. Halkları, din mezhep ve etnik farklılıklar nedeni ile birbirine düşman ettiler. Bugün Filistin, Lübnan, ve Irak’ta yaşananlar bunlara çarpıcı bir örnektir.

Ben şahsen emperyalist sömürücülerin oyununa gelen ve birbirine düşman olan bu halklara çok acıyor ve üzülüyorum.  Sümerlerin, Hamurabinin, Dara’nın, büyük ıskender’in, Harun Reşid’in, Melikşah’ın, Kanuni’nin, 4’üncü Murat’ın, Abdulkadir Geylani’nin ve ımamı Azam’ın dillere destek efsane muhteşem şehri; Bağdat ne acı ki bugün kan ve gözyaşı içindedir.  Harap olmuş, yedi bin yıllık tarihi eserler tahrip edilmiş, alev ve duman içinde hüzünlü  bir kent var artık karşımızda .

Bir ata sözü vardır:

‘Ana gibi yar olmaz,

Bağdat gibi diyar olmaz’

Bu ata sözünü ben artık kullanmıyorum, kullansam da zaten kimse inanmaz.

Bana göre, bu söz artık şöyle kullanılmalı:

“Ana gibi yar olmaz

Bağdat gibi de birliği bozulmuş, yıkık bir diyar olmaz”

Demem o ki görünen manzara ortadadır. Temenni ederim ki, Allah hiçbir ulusun birliğini, beraberliğini dirliğini bozmasın ve bu güzel bölgede  Emperyalist sömürgecilerin entrikalarına ve oyunlarına gelmemeleri için de akıl ve fikir versin.

Dürüst ve şeffaf bir toplumda; lütufta geride, kahırda önde olan dostlarınızın çok olması dileğiyle kalın sağlıcakla.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.