Mahmut Çepoğlu
11 Temmuz 2007
Mürekkep bir Kültür, Sanat, Edebiyat Dergisi. Elimizdeki dördüncü sayısı. Aslında birinci sayısı sayılabilir. Çünkü bu sayıdan önce üç tane kitap çalışması yayınlanmış dolaysıyla dergiyi de bir kitap olarak değerlendirmiş, böylece dördüncü sayı oluvermiş.
Bir kitap olduğu doğru, önemli yazar ve yazılarla sayfaları insanı kendine bağlıyor. Mizanpaj ve tasarımıyla kendini okunur ve aranır bir dergi haline getireceği bir gerçek.
Sayısız derginin yayınlandığı ülkemizde, dergi yaşatmak onu hayata bağlamak hayli zor görünüyor. Belli başlı birkaç derginin dışında, her gün bir derginin yayınına ara verdiği, yeni bir derginin açıldığı bir zamanda edebiyatseverlere büyük görevler düşmektedir.
Neden “mürekkep” derseniz, gizi derleyen ve yayımlayan Ulviye Savtur hanım efendide saklı. Çünkü ondan önce yayınladığı iki kitabına da “mürekkep ismini vermiş. Doyurucu içeriğiyle mürekkep kendine yer edeceğe benziyor.
Dergi formatıyla başlarken “Merhaba” deyip okuyucuları selamlayan ve kısa bir mesaj veren yayımcı Ulviye Savtur şunları ifade etmiş. “Yayın hayatına emekleyerek başlayan ve kendine rakip olan mürekkep, zamanla gelişerek güçlenmeyi ve kültür- sanat edebiyat alanında hizmet etmeyi görev edindi. Bu amaçla çıktığı yolda, dergi olarak hazırlandı. Okuyucusuyla kitap olarak buluştu.”
Mürekkep sevgiye giden yoldur. Mürekkep, dostluğun, arkadaşlığın gönülden gönüle esen, okunarak mutluluğun sayfalar arasında buluştuğu bir dergidir. ınsan bedenindeki yaşamsal sıvı olan kan, nasıl insanlara hayat veriyorsa, mürekkepte kalemden akarken yaşama canlılık verdiği gerçeği inkâr edilemez.
Sadece o değil, ayrıca eski, yeni kalemlerin buluştuğu, ülkenin doğudan batıya, kuzeyden güneye uzanan dostluk elidir, sevgi köprüsüdür mürekkep. Mürekkep her yerde kendisine yakışan bir iz bırakacağından eminim. Çünkü referansı yazarlarıdır.
Her yazarın kendisine has dünya görüşleri, sanat estetiği ve anlayışı varsa da dergide toplumsal yaşama, sanata ve edebiyata ivme kazandırma anlamında hayli dikkat çekici. Eski ve yeni şair ve yazarları şiir ve yazıları ile buluşturması dergiye ayrı bir kazanım vermekte. Dileriz edebiyata kazanımlarını sürdürür.
Derginin bu sayısında Ali Naili Erdem’in şiir üstüne bir söylemi var. “şiir şiirdir.” Sözüne ilave olarak şiir gençliktir gençlik yaşanmadan yaşam olmaz. şiir yaşamın, dirimlik kazandığı ilahi bir düşüncenin yürekte buluşarak mürekkebin rengiyle kağıtta yazıya dönüşmesidir. Her yorum farklı, her mısrada ayrı bir tat bulur okundukça.
Hep hoşgörüden, insan sevmenin erdemini anlatırız da Yunus’ta gördüğümüz insan sevgisi ve hoşgörü yaklaşımını Rıfat Araz’ın kaleminden okumak ayrı bir haz veriyor insana…
Bekir Sıtkı Erdoğan ustanın hem şiirde üç boyut ‘nu okuyacak hem de çağa damgasını vurmuş “Han Duvarları’ndan” şiire yansıyan o mısraları okuyarak hafızanızı tazeleyeceksiniz.
Dergide ilimizden tanıdık isim var. Birincisi benim “Ahşabın Ruhundaki Güzellik” isimli yazım. Yazımın ilk paragrafında beni hüzünlendiren sitayişle andığım çocukluk yıllarıma beni götürüyor. Bu paragrafı sizlerle bölüşmek istedim.
“Oymacılığı ilk defa dam üstüne kurulan ceviz ağacının tahtasından yapılmış, yataklarımızın üzerine serildiği, yaz gecelerinde, gözlerimizi gökyüzüne dikip kayan yıldızları saydığımız, dolunayla selamlaştığımız, tatlı uykuya daldığımız gecelerde tanımıştım.”
Diğer bir yazı; Mehmet Kurtoğlu’nun “Gothe ve kadın” isimli yazısı. Gothe’nin erkek ve kadınların anlaşmaları halinde bunu kimsenin çözemeyeceğini vurguladığı kayda değer bir olay. Dolaysıyla yazıyı okumadan bir şey söylemek mümkün değil.
Unutmaya yüz tutmuş âşıklık geleneğine bazı edebiyat dergilerinde ve televizyon programlarında rastlamasak çoktan unutmuş olacaktık. Bir zamanlar isimleri dillere destan aşıklar şimdi birer birer yok olmakta.
ışte Mürekkebin sayfaları arasında Hayrettin ıvgin’nin araştırıp hayatını ve yaşamını kaleme almış. Ebediyete göç etmiş ve halen yaşamakta olan aşıkları derginin sayfaları arasında bulsak okuyucu için bir ayrıcalık olsa gerek.
Bir başka yazı. “Türk edebiyatı hakkında kısa tarihi bilgi” isimli yazı. Edebiyatı Orta Asya’dan alıp yirminci yüzyıla kadar getirmiş. Hafızayı tazeleme, kısa notlar halinde Edebiyatın dünü ve bu günü hakkında bizleri bilgilendirmekte olması anlamında faydalı.
Elli sayfadan oluşan Mürekkep Dergisi okunmaya değer bir dergi. Mektuplaşma ve isteme adresi; Nene Hatun cad. no. 101.8 GOP ANKARA