KURUM KÜLTÜRÜ

Ahmet Karavelioğlu

 (Üstlerle
ilişkiler-Astlarla ilişkiler-iş arkadaşlarıyla ilişkiler)

Bir önceki
yazımda, genel insani ilişkiler konusunda açıklamalarda bulunmuş, karmaşık olan
bu ilişkilerde davranışlarımızın nasıl olması gerektiğini anlatmaya
çalışmıştım.

Özet olarak iyi
niyetli, hoşgörülü ve güler yüzlü olmamız gerektiğini, gönül kırmamak-gönül
yapmak, ‘İncinsende incitme’ anlayışında olarak güzel ahlaktan bahsetmiştim.

Bugünkü yazımda
kurum kültürü nedir? Sorusuna yanıt aramaya, bu kapsamda üstlerle-astlarla ve
iş arkadaşlarıyla olan ilişkilerin nasıl olması gerektiğini açıklamaya
çalışacağım.

KURUM KÜLTÜRÜ NEDİR?

Bir kurum,
kuruluş, işletmede biçimsel yapıyı karşılıklı olarak etkileme niteliğindeki
kurumsal değerler, inançlar, alışkanlıklara denir.

O kurumda çalışan
insanların davranışlarını yönlendiren; ölçütler, kalıplar, inançlar, tutumlar
genel davranışlar bütünüdür.

KURUMDA ÜSTLERLE
İLİŞKİ NASIL OLMALIDIR?

En başta üstlere
saygı gösterilmelidir.

Verilen işler
zamanında bitirilmeli, üstlere yazılı ve sözlü bilgi sunulmalıdır.

Çalışma mekânı
temiz ve düzenli olmalı, her araç-gereç alındığı yere konulmalıdır.

Çalışan kişi
insiyatif kullanarak yaratıcı olmalıdır.

Çalışan, üstüne
düşünce ve öneriler sunarak yapıcı ve üretken olmalıdır. Tüm bunlara ilaveten
çalışma ortamında üstlerine güven vermelidir.

ASTLARLA İLİŞKİLER
NASIL OLMALIDIR?

Çalışılan kurumda,
astlara her konuda güven duymalı ve yardımcı olunmalıdır.

Kurum amiri,
astlarını bilgilendirmeli, onları eğiten, cesaretlendiren bir tutum takınmalı, ayrım
yapmamalı, adil olmalı, haksızlıklara sebep olmamalı, mesai arkadaşlarına sıcak
ve dostça davranmalı, sık sık onların fikir ve düşüncelerini almalı, başarıya
teşvik etmeli, başarılı olanları ödüllendirmeli, başarısızlıklarda
kırmadan-dökmeden uyarılarda bulunmalı, toplum içerisinde onları rencide
etmemeli, tüm çalışanlara bir ekip olunduğu duygusunu aşılamalıdır.

İŞ ARKADAŞLARI İLE
İLİŞKİLER

Her şeyden önce
çalışanlar bir ekip olduklarını bilmeli ve aidiyet duygusunu taşımalıdır.

Ben değil, biz
düşüncesi ile sıkıntı ve problemleri birlikte çözmeye çalışmalı, taşın altına
herkes elini koymalıdır. Sorundan bahsederken, çözüme katkı sunmalıdır. İş
konusunda bilgi paylaşımcı olmalı, iş dışında da arkadaşlık, dostluk kurmalı,
her zaman birlik-beraberlik ve yardımlaşma içinde olmalıdır.

————–

Muhterem
okuyucularım, kurum kültürü içerisinde muhakkak ki en büyük rol model kurum
amiridir. O her zaman iyi bir dinleyici olmalı, dinlerken başka şeylerle
ilgilenmemeli, kapısı ürkülerek çalınan biri olmamalıdır. Hem personeline ve
hem de herkese kapım açıktır deyip randevu isteyenlere gerek yok demek, hem de
makamına gelenlere kafasını hafifçe kaldırarak, gözlük üstünden bakmak veya
gelenlere parmak ucuyla tokalaşmak, vehayutta kapıda bekleyen kişiye, sekreteri
ile ‘Toplantıdayım söyleyin’ demek, sonradan en azından telefonla dahi olsa o
kişiye dönmemek hazımsız idareci profilidir.

Makamlar ve
mevkiler gelip geçicidir, asıl olan ‘Baki kalan bu kubbede hoş bir seda
bırakmaktır’

 

Bakınız Ozan ne
diyor;

‘Hakkın toprağında
mülküm var deme

Dam ile harmanda
hakkım var deme

Güçlü-kuvvetliyim,
arkam var deme

İnsanı sırtüstü
yere vuran var.’

 

Evet değerli
okuyucular, elbette ki makamların, mevkilerin de bir saygınlığı vardır. O
makama kardeşimiz, öz arkadaşımız da olsa saygıyla, usulü dairesinde girip
çıkmalı, gerekli saygıyı göstermeliyiz.

Bu arada 2015
takvim yılımız biraz sıkıntılı geçti. İnşallah 2016 yılı ülkemiz ve tüm insanlık
için huzur, barış, kardeşlik ve esenliğe vesile olur. Nice yıllara…

Saygılarımla.