İnsan denilen canlı, düşündüğünü, düşünme yeteneğini kazandıktan sonra, yaşamındaki en önemli değişimi, saygı görme isteği olmuştur.

şuurlu bir canlı olmaya başlayan insan, saygı görme isteğini, pratik şekilde iki uygulamalı yolla elde edebilir.

1- Korkuya bağlı saygı

2- Sevgiye bağlı saygı

Korku, güç ve baskıyla elde edilen saygı, geçici bir saygıdır. Çünkü, saygıyı gösteren kişi korku ve güç karşısında kendisine bir zarar geleceği endişesiyle gücü elinde bulundurana içten olmayan bir saygı gösterir.

Neticede günün birinde gücünü kayıp edecek olan aynı kişiye karşı artık saygı göstermez.

Öte yandan sevgiye bağlı saygı ise kalıcıdır. Çünkü sevginin kaynağı sonsuzdur. Büyük düşünürler boşuna dememişler, “Sevgi ipsiz bağlar, kılıçsız feth eder.”

Ancak sevginin dozunu da iyi ayarlayamazsak, samimiyetle, lağubalilik birbirine karışır. Örneğin tuzla, şekerin kazara iç içe geçmesi halinde, ne çaya ve ne de çorbaya konulamayacağı gerçeğinde olduğu gibi.

Kaldı ki; saygı insana özgü bir düşünce ürünüdür. Kişi saygı gördüğü ve bir başkasına da gösterdiği kadar insandır.

Zira, saygı görmediği ve saygı göstermeyi beceremediği vakitse, et ve kemiktir ki, et ve kemik ise diğer canlılarda da vardır.

Doğanın bir parçası olan insan, düşündüğünün farkına vardığı kadar insan, aksi halde et ve kemik olma durumundadır. Bugün için en yüksek seviyede bile insanoğlunun henüz yüzde yirmilik bir uygarlaşmaya sahip olduğu, bilimsel gerçeğini düşünürsek, davranışlarımızla günde kaç defa insan, kaç defa da sadece et ve kemik olduğumuzu samimi bir şekilde sorgulamamız gerektiğine inanmaktayım.

Gerçekten; insan olmak için sevgiye dayalı saygı görmek temel koşulsa, o zaman kişi de içten bir şekilde öncelikli olarak insan olmak üzere, bütün canlılara hatta cansızlara bile sevgiyle yaklaşmalı ve saygı göstermelidir.

Değerli okuyucularım! ısterseniz Yunus Emre’nin bu konuda ki nasihatlerinden birini hep beraber tekrarlıyalım.

“Sen sana ne sanırsan

Ayruğa’da onu san

Dört kitabın manası

Budur eğer var ise”

Dürüst ve şeffaf bir toplumda; lütufta geride, kahırda önde olan dostlarınızın çok olması dileğiyle kalın sağlıcakla.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.