20.Yüzyılın en önemli deniz araştırmacısı bilim adamlarından olan “Kaptan Kusto” Atlas Okyanusu ile Akdeniz sularının biribirine karışmadığını, Cebelitarık Boğazın’da sanki bir perde ile biribirilerinden ayrılmış olduğunu tesbit edince hayrete düşmüş, olayın bilimsel izahını bulmağa çalışmıştı.

Bahis konusu denizlerin mevcut halinin Kur’anı Kerim’in Rahman Suresin’de 1400 yıl önce anlatıldığı kendisine bildirilince hayreti daha çok artmış ve bir rivayete göre ıslâm’a karşı muhabbeti de artarak müslüman olmuştu.

Hıristiyan alimin müslüman, müslüman cahilin hıristiyan olması tabii sayılmakla beraber Batıda, bilhassa Fransa’da buna pek müsaade edilmediği için Kaptan Kusto ölünce hıristiyan adetlerine göre defn’edilmiştir. (Tabiiki, kişinin inancının en doğrusunu yalnızca Allah (c.c.) bilir..)

Seydi Ali Reis de ömrü denizlerde geçmiş, Preveze deniz savaşında (1538) Barbaros Hayreddin Paşa’nın maiyetinde bulunmuş, kendini matematik ve coğrafya ilmine adamış bir araştırıcı denizci (Kaptan-ı derya) idi.

Uzun yıllar Hint Okyanus’unda ve Ortadoğu denizlerinde araştırmalar yaparken büyük maceralar yaşamış, önemli hadiselere şahid olmuş; temelde Kur’an ahlâkı ve ilmi ile yetişmiş olduğu için olaylara Allah’ın hikmeti ve ibret gözü ile bakmasını bilmiştir.

Seydi Ali Reis’in (ölm. 1562) “Muhit” adlı bir matematik kitabı ile “Mi’rat-ül Memalik” (Ülkelerin Aynası) isimli bir “Seyahatnamesi” vardır.

Mir’at-ül Memalik’te şahit olduğu bir olayı şöyle anlatmaktadır.: “Bahreyn’de ne garip bir hikmektir ki, denizciler, tahminen 8 veya daha fazla kulaç derinlikten, ellerine birer tulum alıp denize dalarak dipten ellerindeki tulumu tatlı su ile dolduruyor ve her zaman Reis Murad’a getiriyorlardı. O su, yaz günlerinde bütün diğer sulardan daha soğuk ve hoş olduğu için Reis her zaman ondan içiyordu.

Bu acize’de saygı göstererek o su’dan gönderdi. Hakikaten iyi bir su idi. Hazret-i Allah’ın kudretine, şan ve büyüklüğüne nihayet yoktur. Allah herşeye hakkıyle hakimdir.

Onlarca (suları acı ve tatlı olan) iki denizi salıvermiş (Biribirilerine kavuşuyorlar) ayetinin (Rahman Sûresi, 19.Ayet) bunun hakkında olduğu inancındadırlar..” Mirat’ül Memalik, Haz. Necdet Akyıldız, tercüman 1001 Temel Eser, s.37

ışte Kur’anın “Çağlar’ın önünde giden bir mukaddes Kitap oluşunu bir örneği. Kaptan Kusto, Seydi Ali Reis’ten 500 yıla yakın bir zaman sonra yaşamasına rağmen Kur’anın sırlarına vakıf olmadığı için bazı hikmetleri idrakten aciz kalıyor. Seydi Ali Reis gibi değerlendiremiyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.