1950 li yıllar.. 14 Mayıs’ta yapılan bir “Genel Seçim”le iktidar el değiştiriyor, demokrasi tarihimizde (sonraki olaylardan da daha iyi anlaşılacağı üzere) önemli bir sayfa açılıyordu. Ülkemizde bu arada basın hayatı gelişiyor, gazete sayıları artıyordu.

Ortaokul ve Lisede okuduğum bu yıllarda okuldışı zamanlarda ve yaz tatillerinde bir Diş Muayenehanesinde çalışıyor, daha doğrusu aylâk dolaşmaktan alıkonuluyordum. Bu işyeri sahibi o tarihlerde Urfa’da yayınlanan yerel gazeteler (Yeni Urfa, Demokrat Urfa, Akgün) abone olduğu için gazeteler muntazaman muayenehaneye geliyor, ilk ellerden sonra bana intikal ettiği için bol bol okuyor, Urfamızın meselelerini kavrıyor ama içimdeki “Yazma arzusunu” yerine getiremiyordum.

O yıllarda A.Naci ıpek’in yayınladığı “Urfa” gazetesinin açtığı “Urfa’nın en önemli üç meselesi nedir?” Konulu bir ankete verdiğim cevap yazısında ilk defa basın’a girmiş oldum. Sene 1952.. Ondan sonraki yıllarda da yukarıda ismini zikr’ettiğim gazetelerde zaman zaman yazı ve şiirlerim yayınlandı.

1957 den sonraki yıllarda artık Urfa’da değildim. Ankara Üniversitesinde öğrencilik yılları başlamıştı. Yine yerel basınımızı mümkün olduğunca takip ediyor, ilgimi eksiltmiyordum. 1959 yılı şubat tatilinde Urfa’ya geldiğimde yeni bir matbaa ve gazetenin doğumu ile karşılaştım. Kurucusu Mahallemizden tanıdığım (ısa Okutan) amca idi. Gazetenin (Demokrat Türkiye) yönetimi ile de o yıllarda oğlu Nuri Okutan ilgileniyordu. O da mahalleden ve ilkokuldan tanıdığım oluyordu. şimdi onları rahmetle anıyorum.

Demokrat Türkiye (Bugünkü Hizmet) gazetesi ile ülfetimiz o tarihte başladı. Öğrencilik, askerlik, memuriyet, emeklilik dönemlerinde Urfa’da olduğum yıllarda sürekli, taşrada olduğum yıllarda imkân nisbetinde yazılarımız devam etti. Bugün 68 yaşındayım. Arkama dönüp baktığımda görüyorum ki; bu ömrün 48 yılı bu gazete ile, bu gazetenin fiili ve fahri çalışanları ile birlikte geçmiş. Merhum Faruk Nafiz Çamlıbel gibi “Bir Ömür Böyle Geçti” deyip şimdi de kalanını tamamlamağa çalışıyoruz.

şüphesiz, demokrat Türkiye-Hizmet’le 48 yıllık birlikteliğimizi öyle bir-iki cümle ile kapatmamız doğru olmaz. Bu yıllar içerisinde çok sayıda hatıralarımız acı ve tatlı günlerimiz oldu.

Gazetenin kurucusu rahmetli ısa amcayı, ilk elde yöneticisi Nuri Okutan’ı, bir görev dönüşü şehit verdiğimiz Halit Okutan’ı ve genç yaşta aramızdan ayrılan genç kabiliyet Önder Okutan’ı unutabilir miyiz?

Yazı ve matbuat işlerindeki yakın dostlarımız Lütfi Yaşar ızgördü, Adil Rastgeldi, Mehmet Türkmenoğlu nasıl hatırımıza gelmez? Unutulmaları mümkün mü? Cümlesine Cenâb-ı Haktan rahmetler ve mekânlarının Cennet olmasını diliyorum.

Yazılarıyla yakın zamanlara kadar Hizmet’e omuz veren A. Naci ıpek’i, Bekir Bozanoğlu’nu, Müslüm Süzer’i ve Urfa’da olmadığım dönemlerde yazılarıyla gazetemize değer katmış nice eli kalem tutmuş değerli insanları şükranla anmak isteriz.

48 yıl sonra bugün değerli insan Ömer Okutan ve Yazı ışleri Müdürü Ebru Okutan yönetiminde ahenkli bir çalışma içerisinde Hizmet’e renk katan kıymetli köşe yazarları, haber müdür ve muhabirleri, ayrıca Kurtuluş Matbaası çalışanları ile Hizmet’in daha çok gelişeceğine ve Urfamıza yararlı hizmetler vereceğine inanıyoruz. Gazetecilik ahlâk, ile ve prensiplerine sadakat gösteren bu insanları kutluyor, çalışmalarında sağlıklı günler ve başarılar diliyoruz.

Hizmet’i bugünün ve geleceğin umudu olarak alkışlıyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.