
Cüneyt Gökçe
15 Haziran 2007
On bir bin yıllık geçmişe sahip olan ve Anadolu’muzun en eski kentlerinden birisi olan şanlıurfa’mızda bulunan Harran Üniversitemiz; ismini, bir dönem Emeviler’e başkentlik de yapan tarihi Harran kentindeki “Harran Okulu”ndan aldığı bilinen bir husustur. Unutulmamalı ki, “Harran Okulu” kendi döneminin çok önemli üniversitelerinden birisi sayılır. Adı geçen bu Tarihî Okulda din, astronomi, tıp, matematik ve felsefe alanlarında önemli çalışmalar yapıldığı bilinmektedir.
Büyük umutlar ve ihlâslı niyetlerle 1992 yılında kurulan Üniversitemiz bugün, 7 fakülte, 1 yüksekokul, 11 meslek yüksekokulu, 3 enstitü, 9 araştırma ve uygulama merkezi ile faaliyetlerini sürdürmekte; tarihi geçmiş ve misyonuna yakışır bir tarzda hızla yükselmektedir. Bu yükselişte elbette ki, ilk kuruluşta görev alan fedakâr yöneticilerimizden bugüne varıncaya kadar görev almış olan tüm idarecilerimizin katkısı ve payı vardır. Kurumların sürekliliği asıl olduğuna göre görev değişiklikleri kaçınılmazdır.
Geçtiğimiz 12 Haziran 2007 günü saat 10.00’da, Osmanbey Kampüsümüzün Mavi Salonu, çok anlamlı ve duygu yüklü tarihi bir törene tanıklık yaptı. ıki dönemdir –kendi ifadeleriyle– “On Yıl Kadar Genç Bin Yıl Kadar Köklü” Üniversitemizi yöneten Rektörümüz Sayın Prof. Dr. Uğur Büyükburç, görevi Sayın Prof. Dr. ı.Halil MUTLU’ya devretti. Sayın BÜYÜKBURÇ’un döneminde yapılan faaliyetlerin bir özeti yapıldıktan sonra eski ve yeni rektörlerimiz duygularını dile getirdiler.
Çalıştığı süre içinde, çalışanlarla birlikte hukuk çerçevesinde şeffaf ve dürüst bir yönetim anlayışı içinde hizmet verme gayreti içinde olduklarını; insana olan sevgi ve saygı anlayışını bilim ve akılla birleştirdiklerini ve bu durumun, başarılarında en büyük etken olduğunu ifade eski rektörümüzün konuşmaları elbette ki bir “veda” mahiyetindeydi.
Yeni rektörümüz sayın Prof. Dr. ı.Halil MUTLU ise konuşmasının bir bölümünde öğretim elemanlarına, bir kısmında öğrencilere, bir kısmında da halka seslenerek başarılı bir üniversite için herkese düşen bir takım görevlerin olduğunu hatırlattı.
Konuşmasının her bölümünde dikkat çeken çok önemli noktalar vardı. Bütün konuşmalarını bu daracık köşede verebilmenin imkânsız olduğu bilinen bir husustur. Ancak önemine binaen hiç olmazsa bir kısmını siz değerli okurlarımızla paylaşmanın yararlı olduğunu düşünüyorum.
Temel Amaçlar bağlamında Sayın Mutlu’nun değindiği noktaların birkaç tanesi özetle şunlardı:
*Üniversitedeki tüm çalışanların katılımıyla, eğitim-öğretim, araştırma, yayın ve danışmanlık hizmetlerinde verimliliği artırmak.
*Daha üretken ve daha saygın bir üniversite olmak için çaba harcamak.
*Üniversitenin tüm hizmetlerinde şeffaf olmak.
*Sevgi ve saygı içeren, yapıcı ve birleştirici bir yönetim anlayışı sergilemek.
*Cumhuriyetimizin temel ilkelerini benimsemiş sivil toplum örgütleriyle ve hakla bütünleşmek.
Rektörümüz sayın Prof. Dr. ı.Halil MUTLU, hedeflerini ise birkaç başlık altında kategorize etti ve sırayla: a)Akademik ve ıdari Personelin Çalışma Koşullarına ılişkin Hedefler; b)Etkili Eğitim-Öğretim Ve Öğrencilik Hizmetlerine ılişkin Hedefler; c)Kurumsal Yapı ve ışleyişe ılişkin Hedefler; d)Bilgi Üretimi ve Paylaşımı Sistemlerine ılişkin Hedefler e)Güçlü Bir Kurumsal Kültür Oluşturmaya ılişkin Hedefler… konusunda yapmak istediklerini sıraladı.
Amaçlanan ve hedeflenen hususların tamamı gerçekten çok önemli noktalardı. Azim ve iradeye dayalı kararlılıkla, belirtilen amaç ve hedeflerin tümü mutlaka gerçekleşir.
Ayrıca kurumların başarısı, söz konusu kurum mensuplarının bütünüyle “kurumsal” düşünmelerine bağlıdır. Elbirliği ile yapılan çalışmalardan iyi ve güzel sonuç almamak mümkün değildir.
Eski rektörümüze yeni hayatında mutluluklar temenni ederken; genç ve dinamik rektörümüze de üstün başarılar dileriz.