Ahmet Karavelioğlu

EĞİTİM ÖĞRETİM SEVDASI VE ÖĞRETMENLİK

Ahmet Karavelioğlu

Bir eğitimci olarak her yıl
öğretmenler gününde mesleğimizle ilgili bir yazı yazmayı kendime görev
bilmişimdir. Bilindiği gibi 24 Kasım Cumhuriyetimizin kurucusu büyük Atatürk’ün
başöğretmenliği kabul ettiği gündür. Dolayısıyla bu ulvi mesleğe 45 yıla
yakın hizmet etmiş birisi olarak güzel bir şeyler yazayım dedim. Mesleğime layık olmaya çalışıyorum. Çünkü gönülden inandığım öğretmenlik
mesleğinin emekliliği yoktur. Eğitim hayat boyu süren bir sevda mesleğidir. Bunları
göz önüne alarak bu yazımda geçmiş yıllardaki yazımlarından farklı olarak iki
ana konuya değineyim dedim.

1- Genç meslektaşlarıma öneriler

2- Günümüzdeki eğitim öğretimdeki
sıkıntılar.


Genç Meslektaşlarıma Öneriler:

       
Mesleğimizi seviniz

       
Çocukları ve insanları seviniz, her gönülde
çiçek olunuz

       
Herkese saygı gösteriniz, saygı hak ettiği
oranda karşılık        görür

       
Tarzınıza, tavrınıza oturma kalkma ve
davranışlarımıza          dikkat ediniz

       
Kendinizi yenileyiniz ve gelişme- değişime açık
olun

       
Derslerinize hazırlanarak girin.

       
Tatlı otoriter olun «Şiddete varacak kadar sert,                      gevşemeye meydan verecek kadar yumuşak olmayınız 
»

       
Kılık kıyafetinize temizliğinize dikkat
ediniz   »İnsanlar kılık      kıyafetleriyle
karşılanır, söz ve sohbetiyle uğurlanır » ,   «İyi bir kıyafet güzel bir tavsiye
mektubudur »

       
Öğretmenlikten zevk alın, öğrencilerinize
öğrenme merakı      kazandırın

       
Bir fark yaratın

       
Pozitif enerji yayın

       
İnsanlarla iyi ilişki kurun

       
Kendinizi mesleğinize yüzde yüz verin

       
İyi bir eğitimcinin, toplumda rol modeli
olduğunu unutmayın

       
Teknolojiyi iyi takip edin

       
Kendiniz ve işiniz üzerine düşünün

       
Vatanımızı milletimizi bayrağımızı sevin

       
Tarihimizle geçmişimizle onur duyun geleceğe
güvenle bakın

       
Ve de vefalı olun.

 

     GÜNÜMÜZDE EĞİTİM –
ÖĞRETİMDEKİ SIKINTILAR

Ø 
Öğretmen yetiştirme sistemimizi gözden
geçirelim; Öğretmen yetiştiren kurumlara öğrenci alırken taban puanları
yükseltilmeli, ihtiyaca göre kontenjanlar belirlemeli, daha da önemlisi mesleği
seven kişileri tercih etmeli, ileride sıkıntı yaratacak sayılarda öğrenciler
alınmamalıdır.

Ø 
Ortaöğretime girişte sık sık sistem
değişikliklerine son verilmeli-SBS OGS-TEOG-LGS gibi denemelere tekrar
gidilmemeli, iyi düşünülüp taşınıp kalıcı bir sistemde kara kılınmalı, nesiller
heba edilmemelidir.

       Yine Liselerden yüksek öğretime geçişte sürekli sistem değişikliklerine
gidilmemelidir.

Ø            Mesleğin itibarını korumalıdır.

Ø            Öğretmenlerin maddi düşünceleri olmamalıdır.

Ø           Öğretmenlerin mahrumiyet bölgelerinde
kalmalarını teşvik edici cazip tedbirler alınmalı, ücret-puan vs. gibi
durumları düzeltilmelidir.

Ø           Ayrıca öğretmenlerin nöbet ve seminer ücretleri tatminkâr
olmalıdır.

Ø           Öğretmenliğe ilk atamalarda KPSS yeterli olmalı
mülakat kaldırılmalıdır.

Ø            Öğretmen açığı öncelikle kapatılmalı, ücretli
öğretmen sözleşmeli öğretmen, kadrolu öğretmen kargaşasına son verilmelidir.

Ø             İdareci atamaları objektif kriterlere bağlanmalı
liyakate, birikime önem verilmeli, mülakatlardaki şaibelere meydan verilmemeli,
yazılı sınavlar etkili olmalıdır. Deneyimle dinamizm birleşirse kalitenin artacağını görmüş oluruz.

Ø             Okul öncesi eğitim (Anaokulları) zorunlu
olmalıdır.

Ø             Öğretmenlerin 3600 ek göstergesi
mutlaka çıkarılmalıdır.

Ø            Tümüyle ikili öğretime son verilmeli yeterli
derslik yapılmalı, kalabalık sınıflar asgariye indirilmelidir.

Ø             Sık sık mevzuat değişikliklerine gidilmemelidir.

Ø             Okulların temizlik hizmetleri, güvenlik görevlisi
vb. gibi ihtiyaçlarını karşılamak için her yıl belirli ödenekler direk okullara
verilmeli, idareciler bu sıkıntılardan kurtarılmalıdır. Bunlardan sonra da
onlardan daha iyi hizmet beklenmelidir.

Ø             Öğretmen-öğrenci-personel kılık kıyafetleri
disipline edilmeli, hoş olmayan görüntülerin önüne geçilmelidir.

Ø             Okuma yazma bilmeyen yetişkinlere daha etkin
kurslar açılarak takipler yapılarak artık bu sorunlar çözülmelidir.

Ø             Görev başında olan öğretmenlerin niteliklerini
geliştirici hizmet içi eğitimlere önem verilmelidir.

Ø             Birde görev yaparken verilen aile yardım uzman
öğretmenlik vs. gibi ücretlerin kazanılmış haklar olduğu göz önüne alınarak
emeklilikte de ödenmesi sağlanmalıdır.

    Yukarıda sıraladığım hususları
çoğaltabiliriz. Bunlar benim ilk aklıma gelen konulardır. Bunları devletimizin imkânları
ölçüsünde çözersek güzel ülkemizi daha iyi yerlere getirir, hepimiz yarınlarda
daha mutlu yaşarız.

 Bu vesileyle satırlarıma son
verirken ebediyete intikal etmiş (başta şehit öğretmenlerimiz olmak üzere)tüm
öğretmenlerimize rahmet emekli büyüklerimize sıhhat ve afiyetler, faal olarak
görev yapan meslektaşlarımıza başarılar diliyorum.

 Günümüz kutlu olsun. Kalın sağlıcakla…



       Ahmet
KARAVELİOĞLU

       Emekli Uzman Öğretmen 

               24.11.2018