1977 yılından beri hayalimizi süsleyen “Güneydoğu Anadolu Bölgesi Projesi” (GAP)’ın tamamlanması için bugün 16 milyar dolarlık bir finansman gerekiyor. Turgut Özal ve Süleyman Demirel’in Başbakanlığı dönemlerinde yüzde 90’lara varan elektrik ve yüzde 10’u geçen sulama hasılası ile GAP nemalandırılmağa başlanmış ise de, daha sonraki Hükûmetler döneminde yeterli ödeneğin ayrılamaması, işi durgunluk noktasına kadar getirmiş oluyordu. Oysa GAP’ın bünyesindeki 9 il’in ve geniş anlamda bütün Türkiye’nin umudu bu Projenin bitirilmesine bağlanmıştı. Umutlar gerçekleşmeyince 2010 yılı son hedef olarak gösterildi ama gidişat bu hedefin de tutturulamayacağı intibaını veriyor. Zira ödenekler yine yeterli değil…

Bölge halkı tabii ki, bu durumdan rahatsız. Herkes; “GAP ne zaman bitecek, çilemiz ne zaman dolacak?..” sorgusunu haklı olarak dile getiriyor.

Harran Üniversitesi ile Newyork State Üniversitesi tarafından ortaklaşa düzenlenen “GAP Bölgesinde Tarımsal Üretimde Yeni Teknolojiler ve Sürdürülebilir Kalkınma” konulu Konferansa katılmak üzere şanlıurfa’ya davet edilen 9. Cumhurbaşkanı Sayın Süleyman Demirel tabii olarak GAP konusunada değindi ve “Barajlardan elde edilen gelirin GAP’ın tamamlanması için kullanılması”nı istedi.

GAP’ın başta gelen mimarlarından olan Sayın Demirel’in bu konudaki görüşleri şöyle idi. “Bugün Fırat ve Dicle üzerindeki barajlardan Türkiye senede 2 milyar dolarlık gelir elde ediyor. Benim istediğim şey; GAP için gerekli olan 16 milyar doların enerji gelirinden aktarılmasıdır. Paramız yok vesaire değil. Sadece elektrikten çıkan nema bu Projeye aktarılırsa burayı 8 senede tamamlarız. Hem de herşeyi ile tamamlarız. Biz bunu bir an önce tamamlamaya, bu sudan refah çıkarmaya mecburuz..”

Gerçekten GAP’ın HES’lerden (Hidroelektirk Santralları) doğan kendi kaynakları varken biz neden yıllardır GAP’ın bitirilmesi için yollar arıyoruz? Sulama ve enerji vasıflı bu Projeyi neden tek kanatlı bırakıyoruz. Bir yanı ile diğer yanını tamamlama vasfında olan bu entegre Projeyi yarım bırakmaktan, milli gelirimize olan katkı paylarını derleme imkânlarını kullanmaktan kendimizi niçin mahrum bırakıyoruz? Yıllardır Bölge halkının elektrik sorununu bile niçin çaresiz bakıyoruz? Bunlar kolay kolay anlaşılamıyor. Problem ortada, çare ortada.. Biz yine eskisi gibiyiz. “Fırat akıyor, alem bakıyor.” Bilhassa ilgililer galiba kör bakıyor.

Aynı zamanda önemli bir hesap adamı olan Devlet adamı sayın Süleyman Demirel’in Urfa’da yaptığı son öneri uzun yıllardan beri birçok kimse tarafından biliniyor ve bu görüş paylaşılıyordu. 8 yıl önce icraata geçilseydi bugün GAP tamamlanmış olmaz mıydı? Türkiye beklediği müreffeh hayata kavuşmaz mıydı? Neden işlere olumlu bakamıyoruz? şu Güneydoğu Anadoludaki bütün işleri geri geri iten gizli bir el mi var? GAP’ta bu elin avucuna mı düşmüş yoksa?..”

Halkımızın, Türkiyemizin tahammülü kalmamıştır. Bu Projeyi bitirin artır. ışte problem işte çözüm.. Buna da yan çizerseniz Millet sizi affetmez. Haberiniz olsun. 2014 halkın kırmızı çizgisi olmuştur artık…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.