Milli Mücadele tarihimizde önemli bir yeri olan 11 Nisan Urfa’nın Kurtuluşu Bayramı’nın 86. yıldönümünü büyük bir coşku ile kutlamaya hazırlanıyoruz.

11 Nisan Kurtuluş Bayramı son yıllarda büyük bir değişimle 3-4 gün süren şenliklerle kutlanıyor. Bu değişim Dr.A.Eşref Fakıbaba’nın Belediye Başkanı olarak göreve başlamasından bu yana daha da kendindi hissettirmiş durumda.

Belediyemizin iki yıldır “Kültür ve Sanat Festivali” adıyla kutladığı 11 Nisan Kurtuluş Bayramı, bu yıl da kültür-sanat etkinlikleriyle dolu dolu geçecek. Urfalılar, 86 yıl önce düşmanı topraklarından söküp atmanın mutluluğunu 7 Nisan 2006 tarihinden 11 Nisan 2006 tarihine kadar sempozyum, konferans, söyleşi, fotoğraf sergisi, konser, yöresel ekiplerin halk dansları, “Anadolu Ateşi” halk dansları gösterisi, tiyatro gösterileri, resim, şiir,çiğköfte, pul biber yarışmaları ile kutlayarak yaşayacak.

7 Nisan günü DSı Konferans Salonu’nda düzenlenecek olan 20. Zırhlı Tugayı Aile Destek Birimi Faaliyetleri Sergisi, THM, TSM Korosu Konseri ve 2. Ordu Bölge Bando Komutanlığı Konseri kutlamaları geçen yıllardan farklı kılan sanat etkinliklerinden sadece biri.

Dünyaca ünlü “Anadolu Ateşi” halk dansları gösterisi, ıbrahim Tatlıses, Muazzez Ersoy, Murat Göğebakan gibi ünlü sanatçıların konserleri şenliklerin 11 Nisan’a yakışır bir şekilde geçeceğini gösteriyor.

“Milli Mücadeleden günümüze şanlıurfa” konulu sempozyum, Urfa’nın kurtuluş tarihi konusunda otorite olan tarih araştırmacısı Av.Müslüm Akalın’ın kurtuluşla ilgili konferansı, arşivimizdeki fotoğrafların ve belgelerin bir kısmını birleştirerek sayın Akalın ile birlikte hazırladığımız “Kurtuluş Fotoğrafları ve Belgeleri Sergisi”, gazeteci-yazar Misbah Hicri’nin “Çocuk Oyunları” konulu söyleşisi, “Kurtuluş” konulu tiyatro gösterisi şenliklerin bilimsel yönünü oluşturuyor.

Yıllardan bu yana 11 Nisan kutlamalarında sergilenen, Urfalı milisler (çeteler) ile Fransız askerleri arasındaki savaş mizanseni, geçen yıl törenlerden ilk kez kaldırılmıştı. Bu mizansenin yeniden uygulanması konusunda kamuoyunda görüşler ağırlık kazanınca bu yılki törenlere yeniden konulacağını öğrenmiş bulunuyorum. Temsili savaş sahnesinin yararları ve zararları konusundaki görüşlere saygı duyarım. Ben de yıllarca bu canlandırmayı izleyerek bayram törenlerinde heyecan duydum. Ancak kurtuluşun yüce anlamını, sadece senede 15 dakika uygulanan bu temsili savaş sahnesinde aramanın yanlış olduğunu düşünüyorum.

86 yıldan bu yana Urfa’yı işgal eden Fransız askerlerinin torunlarını bayramlarımıza davet edip “dedelerinizin topraklarımızda ne işleri vardı” diye sorabildik mi ? Urfa’nın kurtuluşunu konu olan mükemmel bir filmin çevrilmesi için neler yaptık ? Kurtuluşa ait yazılı belge, bilgi, silah, giysi ve fotoğrafları bir araya toplayabildik mi ? Bunların hızla yok olmasını önlemek için arşivlemeyi becerebildik mi ? Fransız arşivlerindeki belgelere ulaşıp “Fransızlar bu konuda neler yazmışlar, neler düşünüyorlar” diye düşündük mü ? Valilerimizden sayın Muzaffer Dilek tarafından üç yıldan fazla bir zaman önce “Kurtuluş Savaşı Müzesi” yapılmak amacıyla kamulaştırılan “Mahmut Nedim Konağı”na bir çivi çakabildik mi ? Bu çivinin bu güne değin neden çakılmadığını ilgililere sorabildik mi ?

Senede 15 dakika süren bir mizansenin peşine düştüğümüz kadar yukarıda saydığım hususların peşine de düşmemiz gerekmiyor mu ?

Tarih belgelerle yaşar ve gerçeklik kazanır. Bilgi çağında, doğru belge ve bilgileri toplayıp yeni kuşağa sunmamız gerektiğine inanıyorum. Yılda 15 dakikalık temsili savaş sahnesi ile belki genç kuşağa bir anlık heyecan verebiliriz. Ancak yukarıda saydığım hususları gerçekleştirmedikçe savaşın ruhunu nesiller boyu yaşatamayacağımızı, canlı tutamayacağımızı anlamamız gerekiyor.

Burada yeri gelmişken vurgulamak istiyorum. Urfa Kurtuluş Savaşı, Mustafa Kemal Paşa’nın destek ve moral veren telgraflarıyla, Urfadaki Jandarma Komutanlığı’nın halkı örgütlemesi ve savaş taktiği vermesiyle, Urfa halkının, Kırvar, Bucak, ızol, şeyhanlı, Karahanlı, Kuran, Karakeçili, Badıllı aşiretlerinin mücahitleriyle, kısacası askeriyle, şehirlisiyle, aşiretlisiyle Türk Bayrağı’nı emperyalistlere çiğnetmeme, yere düşürmeme, ezanımızı susturmama savaşıdır.

Bu kutsal savaşa mücahit gönderen, şehitler veren aşiretlerimiz eskiden atlarıyla ve Türk bayraklarıyla 11 Nisan törenlerine katılırlar, böylece birlik beraberlik sahneleri sergilenirdi. Son 20-25 yıldır terk edilen bu güzel geleneğin ulusal birlik ve bütünlüğümüz açısından yeniden canlandırılması gerektiğini düşünüyorum.

Belediye Başkanı sayın Fakıbaba, göreve başladığı iki yıldan bu yana gece-gündüz demeden olağanüstü çalışmasıyla Urfa’yı güzelleştirmeye, geliştirmeye devam ediyor. Alışkın olmadığımız (!) bir biçimde şehri olağanüstü temiz tutmasıyla, yeni açtığı yollarla, çiçeklerle, havuzlarla, diktiği binlerce fidanla, bastırdığı kitaplar, broşürler, tanıtım CD’leriyle, hazırlıklarını tamamlayıp kredilerini sağladığı katlı kavşak, dalgeç, otogar v.b. büyük projelerle Urfa’yı hak ettiği konuma hızla yaklaştırıyor. O’nun bu başarılarının altında geniş bir vizyona sahip olması, sabah saat 06’da başlayan mesaisini gece 24’lere kadar sürdürmesi, cumartesi, pazar, bayram tatili diye bir şey bilmemesi yatıyor. Ancak, çalışacağı arkadaşlarını kendi performansında seçmesi de başkanın başarılarında önemli bir rol oynuyor.

Belediyenin kültür işleri ile sorumlu başkan yardımcısı Fevzi Yücetepe, Kültür ve Turizm Müdürü Necmi Karadağ olağanüstü çalışmalarıyla Urfa’yı kültür-turizm ve sanatta her geçen gün ileriye taşıyor. 11 Nisan Bayramı kutlamaları çerçevesindeki II.Kültür Sanat şenlikleri’nin, eksiksiz bir biçimde aksamadan gerçekleşmesi için bu ikilinin aylar öncesinden gece-gündüz büyük bir özveri ile çalıştıklarını biliyorum.

Hiç bir fedakârlıktan kaçınmayarak kurtuluş savaşımızı ruhuna yaraşır bir biçimde kutlamaya hazırlanan belediyemizi Başkan Dr.Ahmet Eşref Fakıbaba’nın şahsında kutluyorum. Bu proğramın aksaksız gerçekleşmesi için özveri ile çalışan Başkan Yardımcısı Fevzi Yücetepe’ye, Kültür ve Turizm Müdürü Necmi Karadağ’a ve personeline kolaylılar diliyorum.

Köylüsüyle, kentlisiyle tüm Urfalıların Kurtuluş Bayramını kutluyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.