Selahattin E. Güler

100 YIL ÖNCE URFA’DA TİCARET

Selahattin E. Güler
Şehirdeki önemli ticaret merkezleri Gümrük Han, Bedesten ve Terzi Pazarı’dır; bunların üçü de yan yanadır. Urfa’da kumaşların, tahılın, yağın, yünün, derinin toptan alım satımı yapılır. Ermeniler Urfa ticaret hayatında en önemli yeri tutar. Ermeni ve Türk tüccarların ortak olduğu ticarethaneler mevcuttur. Şehirde Musevi tüccarlar da vardır. Ermeni tüccarlardan bazıları Urfa’nın en önemli ticari partnerlerinden olan Halep’te kendi şubelerine sahiptir. 

Urfa’nın çevre köyleri şehirdeki tüccarlar için en önemli hammadde temin etme yerleridir. Mesela tüccar Urfa’nın dışarıya sattığı başlıca ürünlerden olan tahılı (buğday, arpa, susam), yünü, yağı, meyan kökünü, kuru üzümü, nohudu, deriyi buradan satın alır. Köylü malını satmak için şehre geldiğinde Urfa’lı tüccarın onu kendi evine götürmesi, köylünün orada ağırlanması, çoğu zaman da orada gecelemesi gelenektir. Bu hareket tarzı Ermeni tüccarlarda görülür. Onlar Türk, Kürt veya Ermeni köylülerle fiili ortaklıklar kurmuşlardır. Gerekirse, Ermeni tüccar köylü “ortağı”na sermaye, koyun, öküz, tohum temin eder. Kısacası, bu tür yardımlar tüccarın faaliyetlerinin bir parçasıdır.

**
100 Yıl önce Urfa ile ilgili Ermenice bir kitapta şunlar yazıyor:

”Urfa yılın dört mevsimini net bir şekilde yaşar, kışın karı boldur, yazın ise gün içinde feci kuru bir sıcak hüküm sürer; bunu şehrin sakinleri evlerinin damlarında veya bahçelerinde gecelediklerinde, gece serinliği takip eder. Bu yaşam tarzı bağışıklık sistemlerini uyararak Urfalıların (Ermeni, Arap, Türk, Kürt, Süryani ve Yahudi) muhtemelen belli oranda sağlıklı olmalarını sağlamıştır. İlkbaharda, Urfa Pazarı yoğurt, tereyağı, peynir ve yağla dolar taşar; sonbaharda ise, evlerin depoları tatlılar, buğday ve bulgur ile dolar. Bulgur “yeminli” etçil Urfa’lının sevdiği çiğ köftenin, boraninin veya lıkhlıkhun köftenin bileşenlerinden biridir.”