“Ahlâki şuur” olarak da isimlendirilen vicdan; “Kişiyi kendi davranışları hakkında iyiyi kötüden, hayrı şerden ayırma bakımından bir hükme varmağa iten duygu” diye tarif ediliyor. Her insanda bulunması gerektiğine inanılıyor. Fakat zaman zaman görüyoruz ki, bazı insanlarda bu duygunun zerresi dahi yok. Hergün rastladığımız veya televizyonlardan duyduğumuz, gazetelerden öğrendiğimiz olaylar insanı ürpertecek, kanını donduracak şekilde vicdansızlık örneği. Kendi kendimize ister istemez soruyoruz, “Bunlar nasıl insan?”

şu “Kapkaç terörü” aldı başını gidiyor. ınsanın malına kast’eden gözü dönmüşler onu elde etmek bahasına kişinin canına kıymayı bile göze alıyorlar. Çantasındaki birkaç Lirayı veya bir bileziği almak için herşeyi göze alan vicdansızlar bugüne kadar kimbilir kaç insanın canına kıydılar… Yerlerde sürüklenen, arabaların altına itilen, ezilen, dövülen kimbilir kaç kadın bu yüzden ölüp gitti. Hamile olana, kucağında çocuğunu taşıyana bile acımadılar. Alacaklarını kapıp kaçtılar.

Verilen cezaların bunlara göre yetersiz oluşu, zaman zaman çıkarılan af’lar bu tip suçluları öylesine azdırdı ki, kudurmuş köpekler haline geldiler adeta… Bugüne kadar denedikleri insanlık dışı metodlar yetmiyormuş gibi şimdi de bir yenisine başvurdular.

Kapkaçının birisi gözüne kestirdiği bir kurbanının elindekini kapmak için yüzüne kezzap serpip gayesine ulaşmış.

Alacağı ne olursa olsun bir mazlumu “nitrik asit”le yakıp malına sahip olmak insanlıkla ne derecede bağdaşır? Ömür boyunca yüzde taşınacak bu acı hatıra kapkaççıyı iflâh eder mi? Ama demek ki, hiç acıma hissi duyulmadan bu derece lânetli işler dahi yapılıyor. ınsanların hayatı, geleceği hiçe sayılıyor.

Bazı kimseler; “Efendim insanlar aç, sefil, onun için bu yollara başvuruyorlar, kapkaç yapıyorlar..” diyerek yapılan bu vicdansızlıkları mazur göstermeğe çalışıyorlar. Doğrusu hiç de uygun görülecek bir mazeret değil. Namusu ve şerefi ile bir ekmek parası kazanmak isteyen bugün değilse yarın mutlaka bir iş edinebilir, bu yollara tevessül etmez, kimsenin malında gözü olmaz. Azıcık vicdanı ve imanı varsa insanlara zarar vermeği düşünmez.

Aç insanlar her devirde vardı ve bundan sonra da olabilecektir. 1940 lardaki karne senelerinde öyle aç’lar vardı ki, sadece 1-2 kişi değil aile boyu nasipsizlikler.. Ama o yıllarda bir kapkaç olayı duyulmadı. Çünkü, vatandaşlar bugünkü kadar duygu mahrumu haline gelmemişlerdi. şeref ve haysiyet açlığın önünde gidiyordu. Ayrıca kanundan, devletten korku vardı.

Bugün bunların hiçbirisi yeterli değil.

Demokrasi iyi şeyleri filizlendirmezken, kötülükleri; cemiyet hayatını her yönüyle sarsacak şekilde gürleştirdi. Onun için insanlar soygundan, talandan, kapkaçtan, terörden yıldılar. ıdam cezasının kalkması AB için iyi olduysa da bizim nizamımız için pek de beğenilir bir icraat olmadı. ışlediği suçlar dolayısıyla bir “ölüm”den korkanların o korkusu da gitti…Biz de kutlayalım gitsin…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.