URFA TARİHİNDE EYLÜL AYINDA NELER OLDU?

Selahattin E. Güler

17 ve 24 Eylül 503. Sasani hükümdarı I. Kubâd, Urfa’yı iki kez kuşattı ancak başarılı olamadı.

Eylül 1119. Joscelin de Courtenay, eski Urfa kontu, yeni Kudüs Kralı II. Budvan tarafından Urfa kontluğuna getirildi.
Eylül 1182. Mısır ve Suriye hükümdarı Selahaddin Eyyubi, Urfa üzerine yürüdü. Şehri kuşatıp kanlı bir savaşa tutuştu. Bu sırada Urfa valisi Fahreddin Mes‘ud ez-Zaferani çarpışmaların şiddetini görünce teslim olmaya karar verdi ve aman dileyip şehri teslim ederek Selahaddin’in hizmetine girdi. Selahaddin şehri aldıktan sonra kaleye saldırdı. Kale Ağası da belli bir mal alarak kaleyi teslim etti. Selahaddin burayı ele geçirince Harran ile birlikte Muzafferüddin’e teslim ederek Harran yoluyla Rakka’ya gitti.

16 Eylül 1915. Geceleyin Kilise Sokağı’nda Ermeni Bedros, Serkis Tarakçıoğlu ve Mığırdıç, evlerinde bir toplantı yaptılar ve isyanın devam ettirilmesine karar verdikten sonra 40-50 el silah atarak şehirdeki huzuru bozdular.
17 Eylül 1915. Sabahleyin bunları yakalamak için polis ve jandarmalar tarafından evin etrafı sarıldı ve teslim olmaları istendi. Ancak Ermeni isyancılar bu isteğe silahla cevap verdiler. Açılan ateş sonucu bir jandarma şehit oldu, iki jandarma da yaralandı. Bundan sonra Ermeni Mahallesi’nin her tarafından güvenlik kuvvetlerine ateş açıldı. Bu arada sivil müslüman halka da hücûm edildi ve bazı Urfalıların evleri ele geçirildi. Bu saldırıda büyük ve küçük 10 kişi şehit edildi.

Türklerin savunmada yetersiz kaldıklarını gören Ermeni isyancılar, Mığırdıç ve Papaz Sogomon’un emriyle önceden kararlaştırdıkları gibi kilise çanını çaldırarak isyanın daha da büyümesini sağladılar. İşareti alan Ermeniler, silah ve cephâneleriyle saldırıya geçtiler. Kontrolü kaybeden güvenlik kuvvetleri, IV. Kolordu’dan yardım istemek zorunda kaldı. IV. Kolordu Komutanı Ahmet Cemal Paşa’nın Urfa’ya gelmesine rağmen, Ermeni isyancılar zaman zaman saldırıda bulundular ve bununla birlikte bu kuvvete karşı çeşitli yerlere mevzilenerek saldırılarını sürdürdüler. Geceleri güvenlik kuvvetlerine baskınlar düzenleyip gündüzleri de bahçede, kapı önünde kadın, erkek ve çocuklara ateş açarak pek çok masum insanı öldürdüler. İsyancılara hoşgörü ve iyilikle davranılarak teslim olmaları istenmesine rağmen kimse yerinden çıkmadı ve saldırıya devam etti. Sonunda şehirdeki askeri birlik, isyan yuvalarına top atışı yapmak zorunda kaldı. Bu karşılıklı hücumlar sırasında da birçok asker şehit oldu ve yaralandı.
26 Eylül 1915. Bir kısım Ermeni komitacı, Amerikalı misyoner Bayan Leslie’nin yetimhânesine sığınarak içindekileri esir aldı.

28-29 Eylül 1915. Askerler isyan yerlerini ve Tılfutur Tepesi’ni işgali esnasında çok zorlandılar. Kiliselere ve diğer sağlam yerlere mevzilenen Ermenilerin ateşe devam etmeleri üzerine bu civar da topçu ateşine tutuldu. Sıkıştıklarını anlayan isyancılar barış görüşmelerine yanaştılar ve kayıtsız şartsız teslim olacaklarını açıkladılar. Bu arada daha önceden esir aldıkları 600 kadar kadın ve çocuğu da teslim ettiler. Fakat bundan sonra sözlerinde durmayıp ateş etmeleri üzerine çatışma tekrar başladı.

29 Eylül 1915’de Ermeni evlerini aramaya giden jandarmalardan 3’ü Ermeniler tarafından atılan kurşunlarla şehit edildi. Geceleyin Ermeniler aralıklarla 18-19 kere ateş açtılar. Ele başlardan Seko, Gugo ve arkadaşlarının yakalanması için 1 subay, 17 er ve 3 polis görevlendirildi. Ancak bunlara ateş açılması sonucu 1 er şehit oldu, 4 er de yaralandı.