30 Haziran’da Resmi Gazete’de yayınlanan ve 1 Temmuz’da yürürlüğe giren “Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği”ne tepkiler devam ediyor.

Şanlıurfa Tabip Odası ile Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası, İstanbul Aile Hekimliği Platformu’nun “Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği”ne karşı eylem çağrısına düzenledikleri basın toplantısıyla destek verdi. Hazırlanan basın açıklaması Şanlıurfa Tabip Odası Genel Sekreteri Bulut Ezer tarafından okundu.

Pandemi döneminde yürürlüğe giren yönetmeliğin iş güvencesi ve özlük haklarını olumsuz etkilediği vurgulanan açıklamada; Ceza sistemini ağırlaştıran, sözleşme feshini kolaylaştıran, dayanaksız ve keyfi yaptırımlar getiren, birinci basamakta çalışan sağlık emekçilerinin taleplerini karşılamayan bu sözleşme tüm maddeleriyle derhal feshedilmesi gerektiğini vurgulandı ve şöyle denildi:

“İhtar Puanı Cetveli’nde yapılan değişiklikle ceza uygulanacak fiil sayısı 35’ten 40’a çıkarılmış, basına, haber ajanslarına, radyo ve televizyon kuramlarına veya sosyal medya araçlarıyla bilgi veya demeç vermek ceza puanı verilecek fiiller arasına eklenmiştir. Pandemi sürecinde olduğu gibi, toplum sağlığını ve sağlık çalışanlarının haklarını savunan, kamuoyunu bilgilendiren, görüş ve önerilerini, taleplerini basın ve sosyal medya aracılığıyla dile getiren ASM (Aile Sağlığı Merkezi) çalışanlarının sözleşmeleri feshedilecektir.

Aile Sağlığı Merkezi ASM çalışanlarının mevcut iş güvencesi tamamen ortadan kaldırılarak kanuni dayanağı bile bulunmayan bir komisyonun verebileceği keyfi kararlarla işten atmalar kolaylaşacaktır. 

Entegre ASM çalışanlarına, mazeretli olup olmadığına bakılmaksızın beş nöbet görevini yerine getirmediğinin/getiremediğinin tespit edilmesi durumunda sözleşme feshi uygulanacak denilmekte, sağlık çalışanlarının sağlık hakkı yok sayılmaktadır. Geçerli mazereti olup olmayacağına bakılmaksızın demek hasta da olsanız çalışacaksınız demektir ve insan haklarına aykırıdır, kölelik dönemi çalışma şartlarının bile gerisinde bir uygulamadır. Bir sözleşme dönemi içerisinde herhangi bir fiilin ikinci ve devam eden ihlallerinde, ihtar puanı iki kat olarak uygulanır denilmekte, sağlık çalışanları işiyle tehdit edilmektedir. Daha güvenli ve verimli bir çalışma ortamı ve maddi ve özlük hakları için mücadele eden sağlık çalışanları mevcut tüketici çalışma şartlarını itirazsız kabul etmeye zorlanmaktadır.

ASM’lerde hali hazırdaki zorlu çalışma şartları giderek ağırlaştırılmakta ve kronik hasta takiplerinin mantıksız kriterler dayatılarak takibi yapılamayacak hale getirilmektedir. İhtar Ceza Cetveli’nin yeni 40. maddesine göre; sağlık emekçilerine yönelik gerçek dışı beyanlar ve muğlak suçlamalarda bulunulması halinde bile bu durumun üç kez olması durumunda sözleşme feshi öngörülmektedir.”

Sağlık yönetimi uzun süredir yamalı bohçaya dönüştürülmüş durumdadır. Sorunun muhatabı olan biz sağlık emekçilerini ve örgütlerini dikkate almadan, salt baskı altında tutma ve sindirme maksatlı yapılan ve mali-özlük haklarımızda da sürekli gerilemelere neden olan değişiklikler yapılmakta, bu değişikliklerin uygulanamaz olduğu görüldüğünde yeni değişikliklere gidilmektedir. Hangi yönetmeliğin hangi yönergesinin geçerli olduğu artık bizler tarafından bile zor takip edilir haldedir. Tepkiler üzerine aşı ek ödemeleri düzenlemesinde geri adım atan Bakanlık yeni düzenlemesiyle de sahada yaşadığımız sorunları çözmemiş, ek ödemelerdeki adaletsizliği ortadan kaldırmamıştır.”