Urfa Lisesi Mezunları gecesindeydim.

Son Urfalıların hepsi oradaydı.

 “Biz Urfa’nın Yerlisiyiz.”diyenlerin hepsi.

Yani Urfa’nın vitrinindeki isimlerin çoğu.

Hepsi de Urfa Lisesi Mezunuymuş.

Naci İpek mi dersiniz?

Sabri Dişli mi ?

Yoksa Adil Saraç’ı mı ararsınız?

Ahmet İnan’nı mı?

Haluk Soran’nına kadar.

Dr. Halil Dalbaşı, Sabri Sorguç

Daha adlarını sayamadığım birçok ünlü isim.

Bunların hepsi Urfa Lisesi mezunuymuş.

Birçoğu birer tarih gibi karşımda duruyorlardı.

Gecede ikram edilen Lolaz’ı dürmük yaparken, etiketlerini bir kenara bırakmışlardı.

Hepsinin yüzünde aynı ifade vardı.

Hepsi çocukluklarındaki gibi şendi.

Duygusal anların tebessümlerini bastırdığı anlar da oldu.

Bir ara okula giderken ve okul çıkışında yedikleri Lolaz’ın muhabbetini yaptılar.

”Lolaz’ı kemik suyu ile yapacaksın ağe” diyenler de oldu.

Öyle sanıyorum ki bir Lolaz’ın keyfine doyamadılar.

Bir de okul yıllarında yaptıkları muzipliğin muhabbetine.

Kimi birbirine okul numarasını sordu

Kimi matematik öğretmenin gıybetini yaptı.

Lozanı, Lolaz kadar iyi bilen bu tarih adamların hepsi Son Urfalıydı.

Kimi yurt dışından kalkıp gelmiş

Kimi İstanbul ve İzmir’den.

Bazıları eşini zor ikna edip kaçmış.

Tıpkı okuldan kaçar gibi.

 “Aha bu Lolaz’ın hatırına kalkıp İstanbul’dan geldim” diyenler de vardı.

İçimden Lolaz sen nelere kadirmişsin dedim.

Bir ara Urfa’nın yerlileri için Lolaz milli bir yiyecektir

Yada bunun sembollik bir değeri olsa gerek diye düşündüm.

Bu tarih adamlar okul yıllarında bir birine yaptıkları şakaları anlattıklarında ben de koptum.

Onlar da koptu.

Kimi zaman da hüzün limanına demir attılar.

Benim aklımda kalan en çarpıcı şey ise  son Urfalıların sayısının giderek azaldığı oldu.

Vesselam…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.