Silâh ticaretinin dünyayı ne hâle getirdiğini bilmeyen kalmadı. Savaşlarda, terörde kullanıldığı  yetmiyormuş gibi şimdi çocuklara kadar herkesin elinde kendine uygun bir silâh var. Tabii bunlar insafsızın, vicdansızın, cahilin elinde daha da keskinleşmiş, çelikleşmiş olarak kullanılıyor.
Bu felâketin iyice farkına varılmış olmalı ki, şimdi; devlet adamları, eğitimciler ve bizzat silâhı keşfedenler ve kısmen de ticaretini yapanlar “silâhlara veda” çağrısı yapıyorlar, ticaretinin kaldırılmasını, azaltılmasını talep ediyorlar.
Dünyanın en meşhur saldırı silâhlarından olan kalaşnikof’un (AK-47) kâşifi Rus Mihail Kalaşnikof bile bugün silâh ticaretinin sınırlandırılması çağrısında bulunuyor.
Eserini (keşf’ettiği silâhı) profesyonel askerler, legal örgütler elinde gördüğünde sevindiğini söyleyen Mihail Kalaşnikof, aynı silâhı illegal örgütler; teröristler, çocuk askerler elinde görünce de üzüntüsünü ifade ediyor ve silâh satışlarının kontrollü ve sınırlı derecede olması için büyük çaba sarf’ediyor.
Dakikada 600 mermi atabilen Kalaşnikof silâhından dünya çapında 100 milyon adet bulunduğunu açıklayan sorumlular (yüzde 80’lik  saldırı silâhı payı) bunun yerine hafif silâhların ağırlık kazanması için çalışıyorlar, ikinci kademede bunların da sınırlandırılmasını ve etkili olmaktan çıkarılmasını Birleşmiş Milletler organizasyonlarıyla  öneriyorlar.
Kalaşnikof saldırı silâhının bugün herhalde legal ellerden ziyade illegal ellerde bulunduğuna kanaat getiren Rus  Mihail Kalaşnikof; bu durumdan bir üzüntü ve pişmanlık hissetmiş olacak ki, şimdi silâhsızlanmaya hizmet ediyor ve bununla ilgili kampanyalara katılma gereğini duyuyor.
“Tarih tekerrürden ibarettir.”diyenler elbette yanılmıyorlar. Ders alamadığımız için hep tekerrür ediyor.
1867 yılında ısveçli kimyası Alfred Nobel patlayıcı bir madde olarak “dinamit”i bulduğunda; madencilikte, yol yapımında, tünel açımından kolaylık sağlayacak bir keşif yaptığı için memnundu. Gerçekten de o günkü şartlar içinde yapılmış büyük bir keşifti.
Fakat sonraki yıllarda dinamit’i kullananlar savaşlarda, terörde, hayvan ve insan katliamlarında kullanmağa başlayınca iş  çığırından çıktı ve iyi niyetle yapılmış bir keşif kötü işlerde kullanılır oldu.
Bu duruma üzülen Nobel, kendi adıyla bir vakıf kurdu ve insanlığa yararlı keşif yapan faydalı eserler kazandıran kişilere verilmek üzere çeşitli alanlarda (ilim ve kültür dalında 5 gurup) ödüller verilmesini sağladı. Adamın iyi niyetinin bu tezahürleri bugün de “ Nobel armağanları” olarak devam ediyor.
Temenni ederiz Kalaşnikof da böyle bir fon kursun ve burada biriken paralar silâhsızlanmada kullanılsın. Kişinin iyi niyeti böylece  olumlu bir aktivite de kazanmış olur.
Düşünülen iyi niyetlerin aksine bugün dünyada son derecede yaygın bir silâhlanma olmakta, silâhın ticareti yapılmaktadır. Buna harcanan dolarların bir  kısmı dünyadaki açlığın, hastalıkların, savaşların önlenmesi, barış için harcanılsa hiç şüphe yok ki, bugün dünya daha çok yaşanılır hale gelecek, huzur ve medeniyet daha çok gelişecek ve insanlar birbirilerini  daha çok sevebileceklerdir.
Bu güzel şeyler insanlığa neden çok görülüyor, esirgeniyor ki… Silâhlanma o kadar zaruri bir şeymi ki…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.