1923 yılında Cumhuriyet kurulduğunda Urfa Türkiye’nin arazisi geniş ilk vilayetlerinden biri idi. Fakat bunun dışında her bakımdan dar imkânlar içerisinde yaşayıp gidiyordu. ılkel bir tarımdan başka imkânlarımız yoktu.
Bir yandan henüz köprüsü de inşa edilmemiş olan Fırat nehri bizi Batı’dan ayırırken, bir yandan da orta okuldan sonra tahsil imkânlarının olmayışı ilim ve fende ilerlememize büyük engel teşkil ediyordu. Fabrikanın, sanayinin ise lâfı bile edilmiyordu.
1946 yılına kadar Cumhuriyetin nimetlerinden tamamen mahrum olarak böylece gelindi. ıstanbul’da Üniversite okumuş kaç evladımızın bulunduğu araştırılmaya değerdi. Memlekette Lise de olmayınca kaç kişi okuyabildi ki…
Nihayet 1946 yılında Urfa bir Milli Eğitim Bakanı’nı misafir etti.  Zamanın gençliği bu fırsatı il idarecileriyle birlikte çok iyi şekilde değerlendirerek Urfa’da bir Lise açılmasını sağladılar.
Bu mutlu hadise eğitim yönünden Urfa’nın önünü açtı.  Gençler büyük bir iştirak ile Lisede okuma sevincini yaşamağa başladılar. Merkezdeki Lise zamanla ilçelerimizin de büyük ölçüde ihtiyacını karşılamağa başladı.
1956’da Birecik Köprüsünün de açılmasıyla eğitimin yanında ekonomimiz de  gelişmeğe başladı.
Bu iki gelişme diyebilinir ki, ilimizdeki gelişmelerin anasıdır. Ondan sonra olan da hep bu iki pareden doğmuş bütünlerdir.
Bugün, 1946’da kurulmuş olan Lisemizin 61. yılını kutluyoruz.  Yarım asrı aşan yıllar içerisinde buradan yetişen gençler yüksek tahsillerini de yaparak ülkemize çok yararlı hizmetler vermişlerdir.
Daha sonraki yıllarda ilimizde Harran Üniversitesi’nin kuruluşu ile eğitimle ilgili problemlerimiz büyük ölçüde hal yoluna gitmiş, artık okumak isteyenlerin önünde bir engel kalmamıştır.
Bugün bir Ankaralı, bir ıstanbullu veya bir Bursalı, Eskişehirli genç ile Urfalı genç arasında temelde bir noksanlık kalmamıştır. Çok çalışıp yükselmek isteyenlere Devletin bütün imkânları hazırdır. Yeter ki, kişi okumağa niyet etsin ve azimli olmağı elden bırakmasın.
Dün ile bugün arasındaki farkları bizim gibi o geçmiş günleri yaşayanlar daha iyi görmekte ve bilmektedirler.
O günlerin anısına kaleme aldığımız bir şiiri de yaşadığımız nostaljik duygular içinde Lisemizin hatırası ile sunuyoruz.
Sağlıklı günler ve mutluluklar diliyorum. 

şANLIURFA LıSESı

Kırkaltı senesi okul zamanı,
Açıldı Urfa’da şanlı Lisemiz,
Sanki o günlerde doğmuşcasına;
Sevinçli, umutlu, gururluyuz biz..

Bir yüce tarihtir Urfa’nın sesi,
şanlıurfamızın şanlı Lisesi…

Bölgede, ülkede ünlü sesimiz,
Anıldı yıllarca bizim Lisemiz,
Tarihe ismiyle yüce şan verdi;
Oldu memlekette azim sesimiz…

Gençlikte emeldi Urfa Lisesi,
şanlıurfamızın şanlı Lisesi…

Uygarlıklar burda sıraya girdi,
Burdan hür dünyaya mesajlar verdi,
Kültürün özünü Urfa’da bulduk;
Burada bilimler kemâle erdi.

Bir yüce ülküdür Urfa’nın sesi,
şanlıurfamızın şanlı Lisesi….

Buradan yetişti nice münevver,
Oldular vatana yararlı, server,
Harran’dan şevk ile ilham alarak;
Bir hizmet aşkıyla ömür sürdüler…

Var olsun cihanda Ülkemin sesi,
Liseler lisesi Urfa Lisesi…
                                          
                                 Mehmet H. ÖCAL

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.