Konya Şehir Hastanesi’nde görevli Kardiyoloji Doktoru Ekrem Karakaya’nın güvenlik görevlisi olarak çalışan Hacı Mehmet A. tarafından silahla öldürülmesi sonrası, Türk Tabipleri Birliği greve gitme kararı almıştı. 7-8 Temmuz tarihlerinde görev yapmayacaklarını bildiren Türk Tabipler Odasının bu çağrısına,  Şanlıurfa Tabip Odası da kayıtsız kalmadı.

Harran Üniversitesi Hastanesi önünde toplanan Şanlıurfa Tabip Odası ve sağlık çalışanları ortak bir basın açıklaması yaptı. Eyleme Şanlıurfa Tabip Odası, SES Şanlıurfa Şubesi DEVA Partisi İl örgütü de destek verdi.

Yapılan basın açıklamasında, şöyle denildi:

”6 Temmuz 2022 tarihinde Konya Şehir Hastanesi’nde, görev yaptığı esnada hasta yakı tarafından uğradığı silahlı saldırı sonucunda katledilen Dr. Ekrem Karakaya’yı kaybetmenin derin üzüntüsü ve aynı zamanda öfkesi içindeyiz. Biz sağlık emek ve meslek örgütleri olarak, bu şiddet sarmalının genişlemesi karşısında siyası iktidarı defalarca uyardık! 

UYARILARIMIZ GÖRMEZDEN GELİNDİ!

Sağlıkta şiddetin münferit bir olgu olmadığımı, bunun toplumsal ve politik bir sorun olduğunu gerekçeleriyle birlikte tekrar tekrar ifade ettik. Sağlık kurumlarında meydana gelen silahlı saldırıları artışı nedeniyle bu konuda önlemler alınmasını ve 6136 sayılı yasada değişiklik yapılmasına ilişkin yasa teklifleri önerdik. Ancak tüm uyarılarımız görmezden gelindi, bilinçli bir yaklaşımla şiddetin kaynağı toplumsal bağlamından koparılarak sorun bireylere indirgendi!

BEYAZ KOD TOPLUMLA PAYLAŞILMADI!

Sorumlular bu durumu arada bir kınamak dışında bir adım atmadı. Kınamanın bir işe yaramadığı ve sağlıkta şiddet olgusunun çığırından çıktığının bakanlık da farkında olacak ki, sağlıkta şiddet istatistiklerinin yer aldığı “Beyaz Kod” verileri tüm Israrlarımıza ve konuya dair dava açmamıza rağmen toplumla paylaşılmamaktadır.

CAN GÜVENLİĞİMİZ ORTADAN KALKMIŞTIR!

Sorumlularım bu yaklaşımı bugün yeniden bir cinayetle sonuçlandı. Ülkede artan şiddet iklimi, bizlerin sadece çalışma koşullarını bozmakla kalmamış, can güvenliğimizi de ortadan kaldırmıştır. Her anlamıyla tıkanan sağlık sisteminin tüm sorumluluğu hekimlerin ve sağlık emekçilerinin omuzlarına yıkılmakta, bu durum bizleri hedef haline getirmekte, sağlık alanında yürütülen politikalar bizlere, şiddet, ölüm, çaresizlik ve umutsuzluk olarak geri dönmektedir.

TAHAMMÜLÜMÜZ YOK!

Bugün yeniden ve daha güçlü bir şekilde söylüyoruz: Sağlık emekçilerine en ufak bir zarar gelmesine tahammülümüz yoktur. Şiddet daha önce de defalarca belirttiğimiz gibi, öngörülebilir ve önlenebilir toplumsal bir sorundur ve sorun çözmeye niyetli bütünlüklü politikalarla aşılabilecektir.

ÜLKE GENELİNDE İŞ BIRAKIYORUZ!

Güvenli çalışma alanı sağlamak siyasal iktidarın sorumluluğundadır. Sağlık Bakanı başta olmak üzere sorumluluğunu yerine getirmeyen yetkililer derhal istifa etmelidir. Bizler bu konuda, yaşam hakkımız ve güvenli çalışma koşulları için. gücümüzü, her yerde, her koşulda, hep birlikte göstermeye hazır olduğumuzu bir kere daha belirtiyoruz. Bu çerçevede bugün ve yarın (7-8 Temmuz) ülke genelinde iş bırakıyoruz!”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.