Mutad adetim olduğu üzere, geçen cumartesi günü de Harran kapıdaki aile mezarlığımızı ziyarete gittim. Kabristandaki dedemin, ninemin, amcalarımın, amca çocuklarımın ve aile gelinlerimizin, benim küçücük oğlumun kabirlerinin başında dua ettim. Bir an dalmışım sanki, hepsi ile beraber olduğum günler bir film şeridi gibi karşımda canlandı. Kendilerine, “biz daha önce beraber gezdik, tozduk, yedik, içtik, sevindik, üzüldük ama bugün sizler ayrı bir alemde bense başka bir alemdeyim.” Dedim .

Bir an çok hüzünlenmiştim ki, neticede benimde birgün bu fani dünyadan ayrılıp akrabalarımla, sevdiklerimle bir araya geleceğim hakikati ve aynı alemde buluşacağımızın inancı beni birazcıkta olsun teselli etti.

Bu manada Ölüm gerçeğini dile getiren büyük şairimiz Yunus Emre’nin bilinen şiirini isterseniz birlikte yorumlayalım.

“Yalancı dünyaya konup göçenler

Ne söyler ne bir haber verirler

Üzerinde türlü otlar bitenler

Ne söyler ne bir haber verirler

Kiminin üstünde çimenler biter

Kiminin başında sıra serviler

Kimi masum kimi güzel yiğitler

Ne söyler ne bir haber verirler

Toprağı karışmış nazik tenleri

Söylemeden kalmış tatlı dilleri

Gelin duadan unutman bunları

Ne söyler ne bir haber verirler

Yunus der ki gör takdirin işleri

Dökülmüştür kirpikleri kaşları

Başları ucunda hece taşları

Ne söyler ne bir haber verirler.”

Dürüst ve şeffaf bir toplumda; lütufta geride, kahırda önde olan dostlarınızın çok olması dileğiyle kalın sağlıcakla.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.