Bir zamanlar pasajın dükkânları şimdikinden çok daha fazla astronomik fiyatlarla satılıyordu…
Neolitik çağdan kalma(!)  Avcı “para” toplayıcılar pasajdan yeni bir dükkân çıkarma, dükkânı genişletmek amacıyla oydular da oydular…
Yetmedi, kolonları kestiler. 
Pasajın damına yığma binaları üstü üstüne diktiler…
Bir santimetre yer kazanmak için başvurmadık yöntem bırakmadılar…
Bir Allahın kullu çıkıp “yapmayın etmeyin! Bu pasajda hep birlikte ekmek yiyoruz, yıkılırsa hepimiz altında kalırız” demedi… Diyemedi…
Yetkililer üç kuruşluk ceza kesip göz yumdular.
Esat Akgöl döneminde yol açılırken, yaya yolund a bir bölüm öylesine bırakıldı.
“Bahçıvan” döneminde Akgöl’e nispet yaparcasına belediyeye pasajdan fazladan üç beş dükkân kazandırma uğruna yaya kaldırı-mının üzerine dükkân yapıldı.
Bütün bu gelişmelere karşın, cılız sesle karşı koyanlar oldu…
ılgili sivil toplum kuruluşları ne yaptı? Demeç verdi… Ne işe yaradıysa o demeç?
Yani işin içinde yüksek rant girdi ya! En kapalı kapıları açılıverdi; Kapaklıya!
Kimse mahkemeye müracaat edip ilinti inşaatı durdurmadı…
Durdursaydı N’olurdu… Orman kanunları devreye girerdi. “Sen kimlerden olduğumuzu bilmiyorsun ha!” E, bu gücün karşısında bugüne hangi STK durabildi ki?
Dükkânı imara uygun olan esnaf; altlarından çekilen temel taşları,  üstlerine yığılan çekme katları, görmemezlikten geldi.
Sustuk, sustular… Herkesler sustu…
Susma sustukça sıra sana gelecek, denildi ve şimdi sıra sana geldi!
Belediyeden Pasaja yıkım kararı çıktı…
Oyarken, kırarken, derme çatma yapılırken, susanlar konuşmaya başladı: Nasıl yıkarlar! YIKAMAZLAR!
Güçlendirme kolanlarından falan bahsediliyor…
Neyse bu işler “teknik” işler… Umarım “organize işler” devreye girmez…
Allah korusun, gündüz kalabalık bir saate çökme olursa! Sorumluluk kimin olur?
Yapan, yıkan, oyan, göz yuman; herkes sorumlu olur! Facia olur! Vebal olur!
Pasajdaki işyeri sahibi esnaf sabah çocuğuyla birlikte dükkânı açtığında;  çocuğunun gözünün içine baksın… Sonra dönüp dükkânın tavanına baksın! Onca yıllık birikim, can, emek,   bir ihmal uğruna feda edilmeye değer mi?
Tabiî ki değmez.
Temennimiz: Binlerce insanın ekmek yediği “Kapaklı pasajı” en yakın zamanda tarihi dokuya yakışır şekilde yeniden yapılandırılarak hizmet verir duruma gelmesi.

Harran’a Yüz Numara “Kabız”
Tuvalet Yaptırılmış!

ıl Kültür Müdürü Selami Yıldız gözlerimin içine bakarak anlatı: “Üç ay önce Haranda büyük paralar harcanarak bir tekno tuvalet yaptırılmış, Tuvaletle yok yokmuş. Muslukları bile ele duyarlı imiş…”
Sorduk neden on numara (!)  pardon yüz-numara veya dört dörtlük WC hizmete açılmıyor…
“Efendim fosseptik çukur olmadığı için…”
Kabızlığı gidermeye amaçlayan tuvaletin kendisi kabız!
O zaman bu tuvalete “yüznumara” diyemeyiz(!) Eksik var.
Harran Belediye Başkanımız himmet eder eksiği Fosseptikle tamamlarsa; en önemli turistik merkezi   Harran bir-yüznumara kazanmış olur!
Ha! O tuvaleti birine ihale etmez                                                                                                                                                                               iseniz… Yakın zamanda Tarihi eserlerin                                                                                                                                                                         yanında tuvalette
tarih olur.

VAKIF HAFTASI NEDENıYLE  SAğOL! SAğOL! SAğOL!

Söylemlerime lokal anestezi olsun diye yazmıyorum; samimiyim.
Vakıf Bölge Müdürlüğü ve Aşevi’nde saygı değer fedakâr ağbilerimiz var…
ıyi de bu onları eleştirmeyeceğimiz anlamına gelmez.
Vakıf haftası nedeniyle aşevinde Vakıf Bölge Müdürlüğü’nün temin ettiği 10 aile kuru gıda yardımı yapılıyor: Tv. Haberlerinde manzara şöyle:
10 bayan sabah içtimasına çıkan asker gibi veya maça çıkan futbol takımı gibi dizilmiş.  Önlerinde siyah poşetli torbalar dizili, bazılarının yanında çocuk var, o çocuk hangi psikolojiyle büyür bilemem…
Hani buradan kaçtır söylüyoruz; “şu insan-ları medya önüne bu şekilde çıkarmayın” diye…
Ulvi icraatınızın üzerinden gösteri gölgesini kaldırın… Böylece; gölgesiyle ihsan eyleyen benim işkembe atıcılarını da susturmuş olursunuz.  Lütfen Bu  Mektubu Dikkatle!!!…Okuyun  

TELEKOM VATANDAşI SOYUYOR! Satarsan Telekom’u Önüne Gelene !!!
Kontrol ettik, 118 den bilinmeyen bir numaranın öğrenilmesi için en az 60 saniye gerekiyor. Yani 8 kontör. Başka bir deyişle eski parayla dörtmilyonüçyüzyirmibin TL.Bir numara öğrenmek için Lübnanlı şirkete bu kadar para ödüyorsunuz. 118 ve 133 e dikkat !.. Türkçe’de buna resmen soygun hatta dolandırıcılık denir. Özel Türk Telekom Servisleri Servis Numarası ve kontur fiyatlarını okuyun da milletin nasıl gizlice soyulduğunu görün: Bu numaralar: 110, 112, 121, 122, 123, 124, 126, 154, 155, 156, 158”i ararsanız ücretsiz. 113, 153, 163, 166, 169, 174, 175, 176, 179, 180, 181” ararsanız 60 saniyede atacak bir kontur için 72.000 TL, 185, 186, 187, 188, 189, 114, 117, 119, 130, 170, 171, 172, 173, 178, 182, 183, 184”u ararsanız, 15 saniye için 288.000 TL… Simdi Sıkı durun !.. 118”i ararsanız 8 saniyede bir atacak kontur için tam 540,000 TL , 133”u ararsanız 3.6 saniyede atacak bir kontur için 1.200.000 TL. Dikkat ederseniz bilinmeyen numaraları aradığınızda dakikalarca bekletirler. Sürekli olarak banttan “hatlarımız dolu bekleyin” talimatı verirler. Buna resmen dolandırıcılık denir.. Türkiye”de bilinmeyen numaraları sormanın bu kadar pahalı olduğunu kim biliyor? ınsanların bilgilenmek için kullandıkları ve dünyanın her yerinde bedava olan bu kamu yararına hatların fahiş fiyatlarda olması talimatını kim verdi?. Bu yazıdan sonra hala bilinmeyen numaraları aramak istiyorsanız cebinize dikkat edin bilinmeyen numaralar için www. alo118.com ‘u kullanın Türk Telekom’un yeni sahibi ile beraber yeni fiyatını da protesto edin… Siz hala “ALO” diyebiliyor musunuz..?
EKONOMıST dergisinde yayınlanan bilgilere göre ev telefonlarını kapatma zamanı geldi. Türk Telekom’un konuşma ücreti/dakika 81.400 TL . oldu. GSM şirketlerinde bu rakam neredeyse benzer. 99.846 TL. Telekomda evden cebi arıyorsanız ödeyeceğiniz 407.000 TL. Oysa GSM’den evi ararsanız dakikası 297.521 TL . Yeni patron getirdiği “Milli Güvenlik Riski” yanında Türk Milletini de “APTAL” yerine koyuyor anlaşılan. LÜTFEN PROTESTO EDıN. BU MESAJI OLABıLDığıNCE YAYARAK YENı FıYAT POLıTıKASININ DA BıLıNMESıNı SAğLAYIN                                                                      

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.