İt ise çiz viz!

Sabri Dişli

58 Meydanından yola çıktık… Uçaksavar kavşağından 24 metrelik yola indik… 300 konutlardan geçip 500 yataklı Hastaneye doğru yol aldık… Sonracıma, yeni açılan 50 metrelik yoldan dağ eteğine yöneldik… Dağın mini etek giydiğini görünce hayretler içinde dona kaldık…

Elimizde metre, yolları ölçüyoruz “yol ölçmekle yollar aşınmaz.” Yok, o lafın orjinali “yürümekle” aşınmazdı… Bir de şu kasaptaşı’na uğrayalım dedik…

Eskinden kasapların bıçak bileyen taş topladığı alana yapılan parka girdik…

Sonra Çankaya’ya çıktık; Çankaya; metresi ve sayılı adlarla anılan yerleri, tekrar sayıp ölçmemizi, isimleri yeniden görüşmek üzere iade etti (!) ısimlerin aynen kabul olduğunu görünce de; ANAYASA mahkemesine verdi.

Atmasyon isimlere atmasyon seyahat…

-Nedir bu uydurmaca isimlerden çektiğimiz!

Semtleri asıl adıyla değil, lakabıyla anıyoruz…

Lakapların, semtlerin anılmasını sağlayan nedenler ne: Mektuplar mı? Minibüslerde semtlerin adını gösteren levhalar mı? ışyeri isimleri mi?

Yeniden yapılanan semtlerin, binaların, yolların lakapla anılmasını sağlayan, ilk oluşumlarda verilen adlar benimsenmesi sonrada ulaşım ve yazılı iletişimde kullanılmasına göz yumulması…

Oysa 500 Yataklı Devlet Hastane-si’nin adı: “Devlet Hastanesi”

Israrla Kasaptaşı’yla andığımız parkın adı: “ Fatih Sultan Mehmet” parkı

ÇANKAYA; Ankara da Cumhur reisin köşkünün bulunduğu bir semtin adı…

Urfa’daki semtin çanla, kayayla, Çankaya’yla ne ilgisi var.

Efendim, o platoda zamanında Çankaya isminde bir kooperatif kurulmuş… Bütün bir semtin adı Çankaya kalmış.

Dağ eteği mi: Dünyada oluşan diğer dağların eteği yok mu ki; dağın eteği altında bir isme sığındık…

Eskiden askeri pırpır uçakların indiği tayyare pistine yakın olan “Uçaksavar kavşağı” var. Kaç tane düşman uçağı düşürdük o kavşakta(!)

Sorunu çözmek adına: Yazışmalar-da, lakaplı adres kullandığında yanlış adresten aynen gelen adrese iade edilse… Özelikle minibüslerde, 500 yataklı 300 konutlu 2450 metreli lakapların kullanılması önlense…

Yine saçmalamaya başladım…

Metreli, sayılı, sapmalı, atmalı, uydurmalı isimler bir mana teşkil etmese de; herkesin anlayacağı bir çağrışım var.

Hele şu “BAHÇESıZ” evlerdeki işyeri isimlerine bakın!

Borgys, Denhill, Fujitsu-Siemens, Fast Food, Kafeterya, Puffy, lcwakiki, THE,(…) o da ne ki; …………….

ıngilizce yazılışları doğru yazamadım değil mi?

Doğru veya yanlış kimin umurunda… Yabancı isimlerin yazılışını veya Türkçe karşılığını kaç kişi biliyor ki?

Kaç kişi bu tür protest isimlere karşı tavır koyuyor ki?

Çoğu: What is this? ‘ıt ise çiz viz!

******

Gazelhanlar Gecesi…

Hakikaten iyi organize edilmiş bir geceydi…

Devlet Türk Halk Müziği Korosu eşliğinde; bir ekol olan Kazancı Bedih Yoluk’un şahsında hayatta olmayan Urfalı gazelhanlar anıldı…

Gazelhanların, gazellerden oluşan eserleri; gökyüzünde hoş bir seda olarak yankılandı…

Program, gazelhanların öz geçmişi sunumu ve gazellerden oluşan eserleriyle başladı…

Öylede bitti…

Seyirciler; alkış takdirlerini abartmadan isabetli zamanlamayla koronun bir aktörü gibiydi.

Tek tükte olsa nokianın zil sesinden çıkan kokusuz yelleme vardı tabi…

Gecede; ajite, abartı, arabesk, hamaset düzenlemeler yoktu…

Programın sonunda seyirciler, emeği geçen herkesi ayakta, uzun süre alkışladı…

******

Memleketin Otopark sorunu çözüldü

2007 yılı enflasyon hedefi kaçtı: Yüzde dört

Sen git, o dediğin enflasyonun üstünü ört…

şanlıurfa’daki otopark işletmecileri % 50 zam yapmış…

Haberin var mı?

Kör pencerem ranzam…

Yakında ekmeğe %30 zam gelecek…

şubat’ta Minibüsler de %12 zamlanacak…

Sizin orada, Ekmeğin ve ulaşımın enflasyon puanı kaç?

Bizim burada başka lig yok, ekmek ve ulaşıma verilen puanlı lig var…

Golf ve tenis kortlarımız yok ki; tenis topunun enflasyonu bizleri etkilesin…

Hele şu otoparka yapılan zamdan sonra memleketimin trafiğine doyum olmaz…

Sahi, şu otopark ücretlerini kim yeniden ay-ar-la-yıp: onayladı?