“sorma ne haldeyim

sorma kederdeyim

sorma yangınlardayım zaman zaman

sorma utanırım

sorma söyleyemem”

Demiş ya şair… Sanki şanlıurfa’da yangın vakası geçiren Zeynep kızımıza demiş.

Sen ne yaptın ki utanıyorsun…

Her çocuk gibi oyuncak sanıp demlikteki kaynar suyu döktün üstüne…

Kim dökmemiş ki çocukluğunda, kim yakmamış ki kendini.

Utanma Zeynep, utanma, bağır bas bas bağır…

Neden kentimde “Yanık Ünitesi” yok, de…

Neden?

Beni üç şehir…

8 hastane…

10 saat boyunca yollarda dolaştırdınız, de…

Haykır Zeynep Utanma…

Yarın büyüceksin… Yanığın derin izleri kalacak bedeninde…

Her gece uykudan yanarak uyanacaksın…

Yara izi değil, çektiğin eziyet silinmeyecek belleğinden…

Kederlenme küçüğüm onlar kederlensin…

Onlar Utansın…

Ama sen haykır, sen utanma, sen acılara bağır…

Belki, duyarlar bağır Zeynep bağır…

Deki; neden ülkemin 10. büyük ilinde yanık ünitesi yok!

1,5 milyon insanı neden yangınların insafsızlığına bırakıyorsunuz!

Kim duysun? Dersen eğer…

O yanığı kim bedeninde hissederse, kimin hissiyatı varsa o duysun?

Kor kor ateşler onları kül etsin…

Sen yanığa terk edilmeyi hak etmedin ki, küçüğüm…

*****

Rum baklavası…

Baklavanın hakkını baklavacıya vermek gerekirse; kalitesiyle marka olarak kullanmayı Gaziantep hak etti.

şimdi Urfalı üreticiler kızacak ama Gaziantep’e giden hemşerilerimiz mutlaka birkaç kutu baklava aldıklarını göz ardı edemezler. Tabi Antep’te fiyat biraz daha pahalı… Dolayısıyla malzemeden kaçınılmıyor.

Gaziantep’in “sahaplendiği” Türk baklavası Rum baklavası olma yolunda…

Baklava’yı baklava yapan lezzet şanlıurfa’da üretilen fıstık, Harran buğdayından elde edilen un ve sade yağdan elde edilir.

Fıstık nasıl Antepfıstığı olarak tescil edilmişti!…

Ne demişler; “Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste”

Bu arada bizim baklavacılar uyuyor…

Çıkın Belediye’nin önüne, birkaç dilim baklavayı bedavayı dağıtın…

Neden mi? Yahu gündemi yakalayın gündemi… Reklam yapın… Baklavanın hammaddesi Urfa’dır deyin…

Kırın Kabuğunuzu…. Taşıyın kendinizi ulusala… Oradan da uluslararasına…

*****

Baykal, Diyarbakırspor’a transfer oldu!

Diyarbakırspor’un küme düştüğü kesinleştiği halde, Deniz Baykal kendini alelacele Diyarbakırspor kulübüne transfer etti…

Bir iki vücut çalımı attı ve şut!

Diyarbakır küme düşmesin…

Tamam olur. şanlıurfaspor’da 1. lige çıksın!

Yok, hasetliğimizden değil… Koskoca lig bitmiş… Diyarbakır ligi nasıl etkilemiş, kime puan vermiş, kimden almış?

Kayıpları iade edebilir mi?

Bitmiş ligin hesabı sorulmaz.

Türkiye değil de sanki Pategonya ligini konuşuyoruz…

Geçmişte ligden düşen Ankaragücü güzaf bir nedenle kümede bırakıldı…

Neymiş, Başkent takımıymış… Türkiye Kupası almışmış…

Nasıl içinize sindiriyorsunuz ki?

Yok baba yok! Bu “Deniz”de, bu gemi, bu derya-yı kaptanla; lafla yürüdüğü kadar yürür.

****

Haftanın en iyi müdahalesi:

Polisten mini etek dayağı.

Bir polis, Emniyet’in önünde ‘eteği kısa’ diye bir liseliyi dövdü. Anne: Güvenli diye kızı okula oradan yolluyorduk, şimdi polis görünce ağlıyor.

ıNTERNET HABER SıTESı….

*****

Haftanın Yıldız öğretmeni

Öğrenciye böyle ceza olur mu

hocam?

Balıkesir’de bir köyün ilköğretim okulunda 1. sınıf öğretmeni N.U.’nun, öğrencisi A.K.’ye okuduğu konuyu anlatamaması nedeniyle tahtaya 20 kez “Ben eşeğim, anlamıyorum” yazısını yazma cezası verdiği öne sürüldü.

Hürriyet Gazetesi (11.05.2005)

*****

Haftanın talebi

Diyarbakırlı işadamları

Başbakan’a seslendi:

“Bölgesel Kalkınma Ajansı merkezinin Diyarbakır’a Kurulması için gerekli yasal düzenlemeler mutlaka yapılsın”

(Zaman Gazetesi Bölge haberleri)

(YORUM)

Diğer bir deyişle GAP ıdaresinin Diyarbakır’da kurulmasını istiyorlar…

Huuu!!! Haberiniz var mı?

Urfa’dan Vekâlet almış ağabeyler, bu konu sizi ne kadar ilgilendiriyor?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.