ıngiliz Başbakanı Tony Blair, ABD ile birlikte Irak’ı işgal edişlerini öyle demokrasi havariliği ve Saddam’ın biyolojik silâhları(!) için yapmadıklarını artık itiraf ediyor. O dönemlerde kaç defa “Keşke Başbakan olmasaydım..” diye, bu hareketten adayı pişmanlığını açığa vuruyor ve “Dinimizin saikıyla oralara gittik, Tanrı bizi affetsin..”sözleriyle de asrımızın “Haçlı Seferleri”ni yaptıklarını itirafla bir nevi vicdan muhasebesini ortaya koyuyor.

ABD Başkanı Bush da bu kadar açık konuşmamakla beraber zaman zaman pişmanlığını açığa vuran ifadeler kullanıyor. Zaten yüzbinlerce mazlumun ah’ı onları her bakımdan sıfırlayacak, tarihin hükmü ise şimdiye kadar her devirde olduğu gibi zalimlerden yana olmayacaktır.

Bu iki zalimin kafa kafaya vererek Ortadoğu’yu perişan etmeleri, Irak’ı kan gölüne çevirmeleri insanlığın hiç şüphesiz acı ile hazırlayacağı ve onları daima nefretle anacağı bir durumdur. Irak’taki zûlmün tesellisi ancak bu iki kafadarın “Savaş suçlusu” olarak yakalanıp adalet huzuruna çıkarılmaları ve cezalarını çekmeleri ile olabilir. Ama nerde bunu yapabilecek dünyanın o eski babayiğitleri.. Hayal de olsa inşallah bu yargılamada birgün olabilecektir. Bunlar da Miloseviç gibi yargılanıp cezalarını çekeceklerdir.

ABD de yapılan kamuoyu yoklamaları halkın Bush’a desteğinin yüzde 30’lara, yüzde 28 lere düştüğünü gösteriyor. Daha rezil olsun.

şu Amerikan halkına da hiç akıl sır ermiyor. Onun ne mal olduğunu bilmiyorlar mıydı ki, son seçimlerde yine Bush’a oy verip iktidara getirdiler? Ama düşünelim bir dakika.. Karşısına çıkan rakibi daha kötü biri olmuşsa ABD halkı ne yapsın.. Eğri oturup doğru konuşalım.

ıngiliz Başbakanının ıngilteredeki durumu neyi gösteriyor? Net bilemiyoruz. Fakat o da “Keşke Başbakan olmasaydım..” dediğine göre ıngiliz kamuoyu ile pek arası yok demektir. Zalimlerin akibetinin hayır olduğu nerede görülmüştür ki…

şu Irak, onlarla beraber daha çok kimsenin ne olduğunu ortaya koyacaktır. Yakın zamana kadar “Kırmızı Türk Pasaportu” ile dünyanın birçok ülkesine diplomatik ziyaretlerde bulunan ve biraz da bu avantajlarla Irak Cumhurbaşkanı olan Celâl Talabani şimdi kendi Ülkesinin Başbakanı Türkiye’ye geldi diye diplomatik sıfatını yok saymak istiyor, “Yapacağı anlaşmalar, akitleşmeler geçersizdir” diye açıkça beyanlar savuruyor. Eski Kırmızı Türk Pasaportlu Barzani de aynı havada Kuzey Irak’ta teröristleri barındırma, Ülkemize karşı “kılıçlarını keskinletme” çalışmaları içerisinde…

Meğer ekmeğimizde hiç tuz yokmuş.. Bunlar acı kahvemizi de hiç içmemişler.. şimdi ABD yandaşlığı Irakta prim yapıyor. Onlarda bunun peşinde.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.