
İbrahim Halil Okuyan
5 Ekim 2006
Ülkemizde hergün irili ufaklı trafik kazaları bazen sel basmaları, çürük-temelsiz bina yıkılmaları oluyor. Tabii bunlar görsel ve yazılı basında haber olarak yer alıyor. Çoğunun haber sonunda yine de “ucuz atlattık” deniliyor. Memlekette vukubulan her çeşitten yüzlerce vakayı ucuz atlatıyoruz. Ama tedbirini almayı pek düşünmüyoruz. Olay birkaç zaman sonra tekrarlandığında büyük ihtimalle yine ucuz atlatıyoruz veya bize öyle geliyor. Sonra yıllık bilançoya bakıyoruz cihan harplerindeki kayıplara denk trafik kazası rakamları. Bir depremde yerle bir olmuş haneler ve içinde ezilenler. Yıllarca belimizi doğrultamayış. Hayat devam ediyor. Yeniden ucuz atlatılan kazalar, yangınlar ve görmek istemediğimiz her türden tabloların gelişen ağır faturaları. Sigorta kavşağında ilk kaza olduğundan çok geçmemişken arka arkaya yenileri oldu. Acı bir hakikat olarak burasının trafik açısından bir “kara nokta” olduğu kesinleşti. Çevre yolunun kestirme bir çare olduğu görüldü. Batıda nice otobanların resm-i küşad’ı yapıldı ama hâlâ biz Çevre yolu’nda bir sefer yapamadık. Üniversitemizin Osmanbey Kampüsüne giden yolda şimdilik “ucuz atlata atlata” gidiyoruz. Ama Allah korusun bir “pahalı”sına rastlarsak bu hadise bir tarih olur. Unutulmaması için tekrar ediyoruz. Akçakale yoluna hâlâ bir düzen veremedik. Ne kadar güçmüş şu Urfa toprağında iş bitirmek. Başlanan neyse ya vazgeçiliyor, ya da sürümcemede bırakılıyor. Bir “cek-cak”tır gidiyor. “Gelen ay’ın son Çarşambası” hiç bitmiyor. Bereket ki, bu topraklar aynı zamanda Peygamberler diyarı. Onlardan halkımıza tevarüs eden hoşgörü, sabır, cömertlik almış yürümüş. “Gani gönüllü” insanlar olarak umutla, vaidle yaşamaya alıştırılmışız. Zaten gen’lerimizde de bolca var. Yaşayıp gidiyoruz. Ramazan arefesinde başlayan bir kampanya ile hemşehrilerimizden kan istendi. Gaziantepten gelen bir ekip sıraya girmiş halkımızdan bolca kan aldılar. Kan, can demek. Lâzım olduğunda yerini hiçbirşey dolduramıyor. Urfa’mızda da bir Kızılay Kan Merkezi vardı. Her şeyiyle tastamam bir Kurumdu. Ama nedense yok ettiler. Hiç gereği yokken kurulmuş bir Teşkilâtı Urfa’dan aldılar. Yazıldı, çizildi. Milletvekillerimizden bazıları can’la-başla uğraştılar. “Kan Merkezi” miz geri gelecek, herşey yeniden düzenlenecek dediler. Tabii bu da iktidar milletvekillerinin “cek-cak”larından birisi olup gitti, gider… Bize kan lâzım olursa-Rabbim lâzım etmesin-yolculuk yetişebilirsek Gazianteb’e kan istemeğe… Hasılı “ucuz atlata atlata” bakalım nereye kadar gidebileceğiz…