
K. Eren Akalın
13 Ekim 2009
Pazartesi sabahı manşetten duyurmuştu Hizmet Gazetesi Tek Tek Dağları’nın içine düştüğü vahim durumu.
Yaklaşık iki yıl önce zar-zor Milli Park olması sağlanabilinen Tek Tek Dağları, sadece iki yıl sonra can çekişir hale gelmişti.
“İki yıl içinde keşke hiç Milli Park ilan edilmeseydi noktasına gelindi” deniyordu haberde;
Tek anlatımla, ıstırap vericiydi.
* * *
Cevap bekleyen sorular var deniyordu haberde ;
“Milli Park olmasından bu yana geçen 2 yıllık sürede ne gibi işlemler yapıldı?”
“Bu alanlar
”Çevre Orman Müdürlüğünün kuruluş amacı bölgesindeki ormanlık alanları engel tanımadan korumak değil midir?”
“Meydana gelen milli servet niteliğindeki zararın birinci derecedeki sorumlusu kimdir?”
“GAP Eylem Planı içerisinde ağaçlandırma da olduğuna göre, mevcut ağaçların heba edilmesindeki ihmalde yetki karmaşası mazeret sayılabilir mi?”
“Çevre ve Orman Bakanlığının bu konudaki işlemleri nedir?”
“Endemik tür olan bitki türlerinin ilaç yapımcıları tarafından toplandığı doğru mu?
”Bekçi kulübelerini yıkan, ağaçları tahrip edenler hakkında bu güne kadar herhangi bir yasal işlem yapılmış mıdır?” vs.
* * *
Oysa cevaplarını çok iyi biliyorduk soruların,
Bizlerdik çünkü bu çaresiz soruların cevapları; İlgisizliğimizdi, vurdumduymazlığımızdı, kendimize karşı yabancılaşmamızdı !
Zaten Urfa da bu yüzden Türkiye’nin en yaşanılabilir sondan 4. kentiydi.
Ama yine de yaşıyorduk işte mecburen;
Ya her akşam “iki tek”, ya da hiçbir şey olmamış gibi “düm tek tek”
Yasal Uyarı: Yayınlanan haberin tüm hakları URFAHIZMET.COM’a aittir. Kaynak gösterilse dahi haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın