Her insanın yaşamında, kanının bir ırmak gibi coştuğu, kabına sığmadığı, kalbinin gögüs kafesinden fırlayıp, bir kuş gibi uçarak kanatlarını açıp kendini rüzgara teslim etmek istediği, bir akşam vaktinde çimlere uzanıp gökyüzündeki yıldızların çokluğunu keşfettiği ve çocukluğundan kalan bir şarkıyı söylediği, bir bahar yağmuru esnasında kendini gökkuşağının arasında gördüğü ve çiğ düşen bir çiçeği dalında kokladığı anları olmuştur….


            Bu anlar insan bedeninin güzel bir duygu ile kaplandığının göstergesidir!


            Sevmenin, sevilmenin, mutluluğun belirtileridir bunlar!


            Sevgi nedir, sorusuna bedenimizin verdiği gizemli cevaplardır…


            Yani…


            Yani ruhumuzun, bedenimizin, beynimizin sevgiyi yaşayarak tanımlamasıdır yaşamımızdaki kimi zamanlar!


            Hep olmasını, yanı başımızda olmasını istediğimiz solmayan, paslanmayan duygu demetidir sevgi.


            Yani sevgi bazen olması  gerekendir… Bazen ansızın kendini keşfetmen, bazen de ümitsiz bir anda kaya diplerinde açan bir çiçektir…


            Ama hep vardır sevgi. Gizlenmiş de olsa, pusu da kurmuş olsa bir gölge gibi taşıtır kendini seninle…


            Sevgi sadece sevgili ile yaşanan duygu yoğunlaşması değildir. Çok çeşitlidir sevgi!


            Allah sevgisi, insan sevgisi, doğa sevgisi, hayvan sevgisi, dost sevgisi, müzik sevgisi, resim sevgisi…


            Çok çeşitli ve çok boyutludur sevgi.


            Bunlardan bazılarında  sınır koyamaz insan! Tutkuya dönüşür sevgisi…Yandığını bile bile yol alır…Küllerinden yeni bir dünya kurmaya razıdır!


Tıpkı bülbülün gülün dikenleriyle kendini kanatması ve kanaya kanaya gülün gonca açmasını seyre durması gibi…


Tıpkı ışığa vurgun pervanenin yana yana lambaya konması ve yana yana ışığa sarılması gibi…


Tıpkı Ferhat’ın tırnaklarıyla dağı kazması ve açtığı çukura kendini gömmesi gibi…


Buradaki sevgi de aşktır işte!


Aşk ile sevgi bir yere kadar iç içedir. Sevgi ‘her şeye rağmen’ ile ortaya çıkmışsa bunun aşka dönüşmesi kaçınılmazdır. Çünkü gerçek sevgi karşısındakini kusurlarıyla ve menfaat beklemeden kabullenmektir…


Bugün sevgilerin çoğu ‘eğer’  ve ‘çünkü’ ile başlamaktadır… ‘Eğer şunu şöyle yaparsam beğenilirim’ ve ‘seviyorum…çünkü çok güzel ya da çok yakışıklı!’


Bunlar daha çok ‘fast food’ sevgilerdir. Birkaç günlük sevgilerdir!


Günümüzde revaçta olan sevgi bu kategorideki sevgilerdir.


Günübirlik yani!.. Bir tarafa atılması kolay olan ilişkiler!


Oysa…


Oysa sevgi çöpe atılacak bir mendil değil! Sevgi özgürlüktür, paylaşmaktır,  dürüstlüktür, menfaat beklemeden bağlanmaktır!


Kısaca sevgi yaşamın kendisidir!..


Bütün sevgililerin sevgililer günü kutlu olsun!…


 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.