Sosyal aşağılık kompleksi olan toplumlarda insanların kızgınlıkları da sevinçleri de normal olmuyor nedense…

            Sevincini başkasının hayatını tehlikeye atacak şekilde dile getiren, havaya mermi boşaltarak hem insanların ölümüne/yaralanmasına hem de çevrenin rahatsız olmasına yol açan, aynı zamanda kendisini medeniyetin beşiği olarak gören başka bir ülke yoktur herhalde yeryüzünde!

Olsa olsa ilkel toplumlarda vardır bu tür toplumsal refleksler!

Futbol maçlarında “ölmeye!..Ölmeye!..Ölmeye geldik! Burası…..buradan çıkış yok! Burası…..mezar olacak!” türünden bağırıp çağıranlar takımları galip geldiğinde hızlarına hakim olamayıp balkona çıkıp sağa sola bakmadan havaya bir şarjör mermi boşaltıp sosyal egolarını tatmin etme yoluna başvurmaktadır.

Geçen günkü Türkiye-Hırvatistan maçı gece yarısına doğru bitti. Bir çok insan gibi biz de izledik heyecanla…

Biz de sevindik…

Ama o son düdükten sonraki Türkiye manzarası utanç vericiydi. Bu kadar olamaz dedirten bir durum!

Her binadan, her köşeden her sokaktan mermi kaynıyor gecenin yarısında. Küçük çocuklar uykularından fırlıyor! Hastalar, yaşlılar deprem kabusuyla uyanıyor, yirmi yıldan sonra ilk kez Türkiye’ye gelen karı koca misafirlerimiz bir anlam veremiyorlar bu duruma..!

Ertesi gün yine zafer manşetlerinin altında küçücük bir haber: Maganda kurşunları…

Maganda maganda deyip geçiştirmeyelim. Bu kadar maganda mı olur!

Maganda dediğin kim ki!

Ne magandası!

Toplumun ta kendisi!

Sağımız solumuz maganda kaynıyor!

Silahı alıp sağa sola bilinçsizce ateş edince maganda olmuyoruz da birilerine isabet edince  mi maganda oluyoruz!

Yok böyle bir şey!

Maganda bir topluma doğru gidiyoruz!

            Milletvekilleri ellerine silah alıp hava boşaltıyor. Milletvekili maganda olursa gerisi seçmenin insafına kalmış!

            ıdolümüz Polat Alemdar sayesinde gençliğimiz kalemi silah niyetine nişan alarak kullanmaya başlıyor… Gerisi racona kalmış!

Kız arkadaşı terk edince evini basıyoruz… Gerisi mermilerin sayısına kalmış!

            Teknik direktör basına gözdağı vererek “ ısanbul’a gelince hesaplaşacağız” diyor. Gerisi o günkü maçın sonucuna kalmış!

            Köydeki dayım tavuğuna ‘kişt’ diyen bağ komşusuna pusu kuruyur! Gerisi bir siyasinin yüzyıl sonra gelip barıştırmasına kalmış!

            Ve en günceli takımımız tur atlamış, velev ki şampiyon olmuş! Gerisi…

            Gerisini düşünemiyorum bile!

            Düşünmek istemiyorum!

            Ey erkek cumhuriyetinin magandaları lütfen kendinize gelin!

            şampiyon da olabiliriz!

Neden olmasın!

Tur atlamakla enflasyon düşmüyor! Türkiye borçlarından kurtulmuyor! Petrol fiyatları bir gecede maç sonucunun yüzü suyu hürmetine düşmüyor! AB attığımız gollerin karşılığında bizi arasına almıyor!

Türkiye’deki tas da hamam da yerinde duruyor!

Nedir bu abartı!

Yanılmıyorsam geçen şampiyonada Yunanistan şampiyon olmuştu. Ne değişti! Bu defa da erken elendi! Ne şampiyon olduklarında işi magandacılığa taşıdılar ne de elendiklerinde günlerce gözyaşı döktüler!

Spordur bu! Yenmek de var yenilmek de! Tabiî ki insan sevinir iyi bir sonuç elde edince…

Ama birilerinin canına kıyarak değil!

Hiçbir şampiyonluk insan hayatından değerli olamaz…

Gelin düzgün bir şekilde sevincimizi sokaklara dökelim!

Bir şeyi de unutmayalım:

Herkes sizin gibi düşünmeyebilir! Herkesin sevinç refleksleri farklı olabilir! Taziyesi olan, hastası olan, evinde hamile kadın olan, çocukları ve kendisi sabah erken kalkmak zorunda olan insanlar olabilir…

Gelin olması gerektiği kadar sevincimizi paylaşalım! Sevincimiz üzüntü ile gölgelenmesin!

Gelin içimizdeki magandayı söküp atalım!

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.