
Bülent Okutan
8 Nisan 2011
Bir süredir il dışındayım ve Urfa’yı, gelişmeleri, olayları dışardan suskun bir şekilde izliyorum. Suskunluğumun sebebi uzaktan sesi hoş gelen davul olmamak…
Çünkü müdahil olmak hele de bir gazeteci için müdahil olmak için bazı şeyleri sıcağı sıcağına yaşamak zorundasınızdır. Kulaktan dolma, (tabi burada o kulaktan dolma lafının yerini İnternetten dolma alıyor) şeylerle bir şeyleri yorumlamaya kalkarsanız ille bir yerlerde yanlış yapar sizi izleyenleri sizin yazdıklarınıza itibar edenleri yanıltabilirsiniz. Daha doğrusu yanlış yorumlarda bulunabilirsiniz.
Suskunluğumu sürdürmeyi düşünüyordum fakat durum, görünen köy kılavuz istemez bir hal alınca kaleme sarılmaya karar verdim..
Benim gibi hergün teknolojik yoldan yani internetten Urfa’yı izleyen bir yabancı son iki ayımıza baksa hayretlere düşer. Mübarek memleket sanki Türkiye’nin 81 ilinden biri değil de, AKP Genel Merkezi.
Ya da gelecek seçimlerde tulum çıkarması kesinleşmiş bir il. Önüne gelen AKP Milletvekili Aday adayı. Bürokratı, Kürt solcusu, esnafı, sosyal demokratı, militarist laiki, dünün en sivri dilli muhalifi, aşiretçisi, eğitimcisi, lokantacısı.
Hani bunların çoğu konumuna değil de geçmişteki icraatlarına bakılarak aday gösterilip seçilecek olsa parmak ısırmak değil, eli bileğinden koparıp yutmamak işten değil…
Fırsatlar ülkesi Amerika’da bile böyle bir süreç eminim yaşanmamıştır.
Ve dahi dört eğilimi birleştiren Özal sürecinde…
İzlediğim kadarı ile aday adayı sayımız metropollerin bazılarını aşmış durumda.
Bu arada Urfa’da ki bir çok gazetenin, yerel internet sitelerinin sağını solunu çerçevelerini ise bu taliplilerimizin sarı renk ağırlıklı, tepesi ampullü propaganda resimleri süslüyor. Hepsi sanki yıllardır bu parti için yürümüşçesine, gülümseyerek bir sloganın altından üstünden bakıyor, haykırıyorlar;
‘Durmak yok, yola devam’
Yahu hangi yol. Ne zamandan beri tali yoldan asfalta çıktınızda, gaza basıyorsunuz.
Bu aday adaylarının içinde bizleri vekil olarak temsile layık olanlar yok mu? Elbette var. Ama onlarda şu meşhur İlyas Salman’ın babasının askerlik yoklaması hikayesinde olduğu gibi sesi cılız kalanlar…
Peki hadi bu aday adaylarının çoğunun ince hesapları kitapları var, ya basın?
Kıymetli Urfa matbuatı; Bu memlekette başka parti ve o partilerin aday adayları yok mu? Onlarında bir adı, hedefi söylemi iki satır kaleme alınacak tarafı yok mu?
Muhtemelen bu tufanda seçilemeyecekleri endişesi ile belki kıyamadıkları, harcayacak paraları yoktur. Ya da yetersizdir. Bu vesile ile de tabi afişleri, ilanları olmaz, yada yol hikayeleri…
Aklıma şairin o muhteşem dizeleri geliverdi birden. Hani birileri durmak yok deyip bir şeylere atlayıp yola devam ederken ;
Velhasıl kelam ;
Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete!….
Onların sonu belki hayır da binilen alamet gidilen kıyamet olursa bizimki değil gibi.
Bu ihtiras rüzgarında Allah sonumuzu hayretsin…
Yasal Uyarı: Yayınlanan haberin tüm hakları URFAHIZMET.COM’a aittir. Kaynak gösterilse dahi haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın