
Halit Güllüoğlu
15 Nisan 2009
Koskoca Orgeneralleri dahi tutuklanmaya kadar götüren Ergenekon keşke başladığı gibi devam etseydi.Yani çok aşağılara inmeden..Şimdi dikkat edilirse artık Ergenekon hakkındaki kamu oyunun beklentileri değişmektedir.Sivil Kurum ve Kuruluşların şubelerine kadar baskınların düzenlenmesi elbette ki yasa dışıdır diyemeyiz.Hakimin veya acil hallerde C.Savcılarının kararları söz konusu olsa gerek.Sanki her hoşlanmayan sözün sesin ve yazının adı Ergenekonla ilişkilendiriliyor Bununla nereye varılmak istendiğini zaman gösterecektir.
Şurası gerçektir ki bu işin sulandığı endişesi vardır.Hakim ve Savcıların Emniyet mensupları ile diğer Güvenlik
Kuvvetlerinin halkça bilinmeyenleri bildikleri var sayılsa dahi.Buna rağmen soruşturmanın tabana inişinin isabet derecesi tartışma yaratmaktadır.Durumu yadırgayanların çoğaldığını göz ardı edemeyiz.Mademki iş Derneklere Vakıflara kadar uzanmışsa yöntemde acaba bir yanlışlık mı var endişesi doğmaktadır.Eğer bu bahsettiğim kuruluşların yardım ve sair eylemlerin de suiistimalleri varsa ilgili Bakanlıkça teftiş yoluyla gerekenin yapılması mümkündür.Her şeyde Terörle Mücadele ekiplerinin verdiği görüntü hiçte hoş olmuyor.
Önceleri Türkiyede yanlış bir imajın silinmeye başladığı taktirle karşılandı.Askeri müdahalelerden çok çeken bir Ülkeyiz.Bundan böyle herkesin Anayasal çerçevede dokunulmazlığının olduğu inancı yaygılaştı.Çünkü Jandarma Genel Komutanı Kuvvet Komutanları Yüksek rütbelileri subayların yanında üst düzey bürokrat yazar çizer dahi soruşturmaya alındı.Halk gücünü Yargı önüne çıkarmakla övündü.Bazılarının hoşuna gitmemiş olsa dahi.Demokrasi içerisinde kalarak yanlışı olanları hizaya getirmeye ne demeli.Konunun kapsamlı olmasından kaynaklanan durumlar olabilir.Ancak her şeye rağmen elde olmadan da olsa sorun kucaklanmadan öteye taşırılmamalıdır..
Soruşturma ve Koğuşturma aşamasında ortaya çıkan durumlar polisiye görüntüsü halkta tedirginlik yaratmaktadır.Bunda Hükümet parmağı vardır diyenler ne derece haklıdır bilemeyiz.Ancak olayın Hükümeti aştığı da ortadadır.Öyleyse Yargının bundan böyle çok titiz ve kararlı şekilde olayın üstüne gitmesi beklenir.Medyalardaki yargısız infaz “İmajı” başka türlü silinmez.Taraflı yayınlarla karşılıklı suçlayıcı haber-yorumlarla bağımsız yargı menfi olarak etkilenmemelidir..
Böylece Ergenekon işi bu aşamada iyi bir görüntü sergilemiş sayılmıyor.Geri adım atılması zaten mümkün değildir.Çünkü bazılarının bilerek veya bilmeyerek Hükümeti suçlamaları ne derece doğrudur.Zanla yahut kasıtlı da olsa iddialarının dayanağı haklı sayılmayacaktır.Çünkü Savcıların Adalet Bakanlığına bağlılığı şeklendir.Atanmaları ile sair konularda yasal olmayan söz ve kararlarında bağımsız Yüksek Hakimler ve Savcılar Kuruluna tabidirler.