
İbrahim Halil Okuyan
26 Ekim 2006
O’nu, O yüce Peygamberi (s.a.v.) duyanlar, anlayanlar koşar adım, bir susamışlık içinde ıslâm’a geliyorlar. Anlamayanlar, anlamak istemeyenler “Haçlı Seferleri”ni devam ettiriyorlar. “Karikatür”lerine soytarılıklarını, vandallıklarını, vikingliklerini katıp “Kainatın O’nun yüzü suyu hürmetine yaratıldığı, dünyanın O’nun hürmetine ayakta durduğu O merhamet menbaı Peygamber’e (s.a.v.)” karşı sapkınlıklarını sürdürüyorlar. O’nun şefaatinden, insanı insan yapan insanlık ölçülerinden habersizler. Ah, içimizde de bulunan bazıları gibi bir bilebilseler neler olmaz? Dünya iyiye, güzelliğe, doğruluğa, barışa, hoşgörüye doğru nasıl da değişir.. Ama ne yazık ki, hâlâ Taiftekiler gibi bilmiyorlar.. Ama ne’ylersin ki, olmuyor. Demek ki, Allah’ın (c.c.) muradı böyle… Hıristiyan dünyasının beşareti bağlanmış bugün için O’nu anlamaları zor görünüyor. O’nun için teknikleri, kültürleri ve sosyal yaşantıları ile bildiklerini esirgemiyecekler. Savaşlar, fuhuşlar, karikatürler ikazlara rağmen eksilmeyecek. Ne zamanki, islâm dünyası O’nun sarsılmaz düzgün yolunda olacak. O zaman iş değişecek. Peygamberimize de, ümmetine de artık saldırmayacaklar. Çarpılıp bir yana çekilecekler… Ama biz bugün maalesef onları hizaya getirecek güçte değiliz. Zaten onlar da “ıslâm dünyası”nın bu derbederliğinden istifade edip hadlerini aşıyorlar. Bugün ıslâm’ın alimlerinin içinde bile ayrı telden çalan, islâma karşıların hoşuna gidecek fetvalar veren alimler(!) var. Ah onlar ne zâlimler? Ülkemizde; “Tavuktan Kurban” olabileceği fetvası verenler (Prof. Dr. Zekeriye Beyaz olduğu gibi , Mısır’da da; “Sigaranın orucu bozmayacağı”nı iddia edenler (Prof. Dr. Cemal El Banna) var. Bir başkası da “Kur’an-ı Kerim’i bir süper markete” benzetiyor. Beğendiğini al, beğenmediğini at dercesine hafife alıyor. Tabii bu asılsızlıklar, olumsuzluklar gereksiz tartışmalar yaratıyor. Bunlar birlik halinde Papa ile Karikatürcülerle uğraşacaklarına birbirileriyle uğraşıyorlar ve saygınlıklarını kayb’etmiş olarak, Milleti kendilerinden nefret ettiriyorlar. “Haçlı seferleri” her yönüyle devam ederken, bu olacak iş mi? Demek ki, Peygamberimizi ve O’na vahiy olunan mukaddes kitabımız hıristiyanlar gibi, bizden de tanımayanlar var. Ne üzücü, ne alçaltıcı bir durum. O, ulular ulusu yüce Peygamber(s.a.v.) için söylenecek, anlatılacak çok şeyler var. Biz bugün bu yazımızda sadece birisini, Onun hakkında bir fikir vermesi için anlatalım: Peygamberimiz, bir mahalde otururken önündeki yoldan bir cenaze geçirilir. Hemen ayağa kalkar, selâma durur: Sahabelerden birisi; “Ya Resûlullah, niçin rahatsız oldunuz.. Bu cenaze müslüman değil, hıristiyandı..” diyerek uyarmak ister. O yüce Peygamber’in cevabı; “Olabilir, o da insan değil miydi?.” Yalnız bu diyaloğ, O’nun nasıl cihanşümul bir insan, nasıl sevgi dolu bir Peygamber olduğunu göstermiyor mu? ınsanlık O’nu anlamakta maalesef çok geç kalıyor ve bütün kayıplarımız, insanlığın bütün kayıpları bundan olsa gerek…