Hiç abartısız söylüyorum, heyet raporu almak, raporu alan için de,  veren içinde, amiyane deyimle; resmen ve resmi işkence!!

Vatandaş, bulduğu ve tuttuğu yerde devleti “deniz-keriz” yerine koymayı fırsat biliyor.

Devlet vatandaşın beyanına güvenmiyor.

En önemlisi de devlet yeminli uzman hekimine güvenmiyor…

Vakıf olduğum bir olaydan örnek vereyim:

Herhangi bir uzvu bir şekilde kesilmiş hasta, Sağlık sigortasının karşılayacağı protezi taktırmaya kalksa…  Vay haline!

Sigortalı daha önce müteaddit defalar aynı mevzudan rapor almış. Raporu Uzman doktor karneye, kurumu da sicile işlemiş.

Yeniden ihtiyaç duyulduğunda, uzman doktor reçeteye yazsa olmaz mı?! Olmaz! Heyet raporu alacak. Neden? Kesilen uzuv kertenkele kuyruğu değil ki, yenilensin… Ağaç dalı hiç değil!

Yok, Yasa öyle… “loji”lerden oluşan heyet-i umumiyenin görmesi lazım…

Kapı kapı dolaştırmazsanız? Ayrı ayrı 7-8 yerine, ilgili uzman tetkik ettikten sonra heyet görse?     Onaylasa? Hayır… Dolaşacaksın. Tek tek… Kapı kapı… Dolaşacaksın. Yasa öyle….

Yahu adamın kolu kopmuş… Ayağı kopmuş… Uzvun olmadığını uzman tetkik ile tespit etmiş…

Olmaz!

Kopmuş kolun gözünü; göz doktoru da görecek… Başka… Nöroloji… de…

Kliniklerin kapı önü: sıkıştırılmış insan balyası gibi…

Kapıdaki görevli:

Kâğıdını ver!” Sorun ne?

Ayağım ampute… Yani kesik! Çıkma, kelepir bir mal buldum da … tavanı darbesiz… diyorum; doktor bir imza atsa, devrini alacağım.

Nörolojiyle ilgili sorunun var mı?

Yok, valla anam bacım olsun… Hiçbir sorunum yoktur!

Öyle değil yahu senin sorunun var mı sini-sinir?

Sinir-Nüro? Yok yok! Nüro ile sorunum yok. Çok şükür nürom iyidir.

Bekle!

Heyet muhatabı hasta yerine, heyet belgesi kliniğe girer. Kısa bir süre sonra mübaşir çığırmasıyla adlar anons edilir. Nüro görmemiş ama imzalamıştır.

Neden? Olmayan uzva nuro ne yapsın.

Uzuv çoktan gövdeden ayrılarak cehenneme gitmiş, günahlarının bedelini ödüyor, ya da cennete… Gelecek olan vücuda, manzaralı yer ayırmış koptuğu yere takılmayı bekliyor.

Her şeye heyet raporu istiyoruz. Ortopedik ayakkabı, bileklik… Böyle giderse ev sahipleri bile kiracıdan heyet raporu isteyecek.

Adam silah ruhsatı alacak! Psikiyatra ya da poligona gideceğine dâhiliyeciye, ortopediciye gelmiş…

Yasa, dedik ya! Uzman doktor… heyeti umumiye de; pop star jürisi… “350 kişi” tek salona tıka basa sıkıştırılmış…

Doktor, Günde elli hastaya bakmak yerine, iki yüz hastayı idare (tedavi) ediyor… Ameliyat, vizite… “reprezant!” aile… derken, boş zamanlarında da heyet raporu veriyor. Sinir katsayıları tavana, maaş katsayıları dibe vurmuş… özel sektör adı sekize çıkmış doktorları çoktan, kapmış… Bir yandan da tam gün yasası, tasası… Kapanacak olan, muayenehane kasası… Döner sermaye vakası…

Üstüne de “heyet jürisi”

Mahsuni şerif usta derdi; “Doktor hasta, ben hasta… Benden eyimidir ki”

                  

NOT: Milliyet gazetesinde çıkan bir araştırma haberine göre: “Hastalığı olan insan sayısı, nüfusun yüzde 90’ına ulaştı”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.