Dostumuz Misbah Hicri Karayolları civarında beni arabasına aldığında hayli üzüntülü idi. Yolda konuştukça durumu anlamakta  gecikmedim ve bu halde Viranşehir’den salimen geldiğine de şükrettim.

Sayın Hicri Viranşehir’deki  dost ve akrabalarının bir çocuk oyun kavgası  dolayısıyla birbirine karşı kavgaya giriştiklerini haber alınca Viranşehir’e gitmiş, ne çare ki o zamana kadar olan olmuş, bu arada bir hiç yüzünden 5 kişi hayatını kaybetmiş. Olayın tafsilatını o gün ve ertesi gün TV kanallarından öğrendik. Çok müessif  ve üzücü bir olay. Allah (c.c.) toplumumuza yardım etsin. Bu gibi olaylarda insanlarımızı kaybetme basiretsizliğinden kurtulalım.

Çocuk kavgaları bölgemizden hiçbir zaman eksik olmamıştır. Hatta diyebiliriz ki; dünyanın her tarafında da vardır. Ama bizimki kadar böyle büyütülenini görmek mümkün değildir.

Eğer çocukluğumuzdaki oyun kavgaları dolayısıyla bizim büyüklerimiz de hoşgörüyü, dostluğu, arkadaşlığı bir tarafa atıp birbirlerine  girselerdi bugün hiçbirimiz hayatta olmaz, bu kadar yaşayamazdık. Nesiller devam etmezdi.

Ne yazık ki, insanlık bugün garip bir hal aldı. Her yerde patlamağa hazır bombalar gibiyiz. Savaşlar, terör, çeşitli sosyal ve siyasal sıkıntılar insanları olması gerekenden daha fazla germiş, önlenemez noktalara getirmiştir. Böyle ortamlarda bir de insan kendi kontrolünden uzaklaşırsa çok garip durumlara düşebilir.

En büyük kaybımız biribirimize tahammül etme alışkanlığımızı  kaybedişimiz.

Bayram-seyran misali geçen seçim zamanlarında siyasilerimiz, deyim yerindeyse birbirilerinin kanına ekmek doğruyorlar… Sevgi, kardeşlik, kayk’olmuş.. Bir benlik, bir hırs, bir ‘dediğim dendik’ davaları sürüp gidiyor. Bu uğurda maazallah vatanı, milleti bile hiçe sayar gibiyiz.  Orduyu kışkırtmalar, zaten her noktada içimizden çıkmayan, ıncirlik’te  üssü ve araçları bulunan ABD’nin, iki uçağı topraklarımızdan uçmuş diye diplomatik işlemler, savaş çığırtkanlıkları  bizden ziyade,  bizi Irak batağına çekmek isteyenlerin işine yarıyor.

Her alanda birbirimizi sevmek, vatanımızı, milletimizi düşünmek, doğru düşünmek ve yapacağımız işleri hayr’a yöneltmek mecburiyetindeyiz. 

22 Temmuz 2007 seçimleri milletimizin olduğu kadar devletimizin de bir imtihan dönemidir. Bu dönemi Milletimizin büyüklüğüne layık şekilde başarı ile kapatmak için her vatandaşımız elinden geleni yapmalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.