Can Dündar’ın da değindiği organ mafyası ile ilgili şişirme haber ve internet’e dolaşan maillerden birkaç tanesi bana da geldi.

Son mail de uyarmayı ihmal etmemişler; “Buz dolu banyo küvetinin içinde tek böbrekli adam olarak uyanmak istemiyorsanız dikkat edin”

Bir organ fobisi oluşmaya başlandı.

Üst kata yeni taşınan komşu…

Dolmuşta yanına oturan kişi…

Bakışları hep üzerinde olan market’teki adam.

ıyi de organı çıkarıp takmak bu kadar basit mi?

Tamir Atölyesinde motor parçası değişirken bile araç-gereç lazım.

Doktorun biri arabasını tamirciye götürür.

Tamirci motoru indirir, tamir eder, araba doktora teslim ederken der ki;

Doktor bey, bak arabanın motorunu indirip tamir ettim. Tıpkı sizlerin bizi ameliyat ettiğiniz gibi.

Doktor arabasını çalıştırır.

Tamirciye döner der ki; Motor çalışır durumdayken parçaları değiştir, tamir et de görelim.

Yani şimdi gelip adamın birinin böbreğini aldın. Sonra götürüp organ pazarında satacaksın.

Kan grubu, doku uyumu, ameliyathane, organı naklini yapacak uzman, bütün bunlar sıradan insanların motor tamiri gibi yapacağı işler değil ki.

Organ satış pazarları da henüz kurulmadı.

“Ağabey taze iki böbrek var elimde , Allah seni inandırsın daha üstündeki kan pıhtılaşmamış.”

Üstelik kan grubu 0… herkese uyar.

Kelepir senin için (…) dolara bırakırım.

Olmaz abi, ben de bir tane dalak var, takas yaparım.

Sözün kısası uyarıda bulunurken somut deliller sunulmalı…

Bizleri asparagas haberlerle paranoyaklaştırmayın…

*****

Promosyoncu kim: Banka mı? çalışanlar mı?

Çalışanlarımın maaşını falan bankaya devir ettim.

Karşılığında ne aldın?

Sözleşmeyi yaparken yanında çalışanların temsilcisi var mıydı?

Bu işten çalışanların kazanımı ne?

Efendim ben bankadan aldığım parayla, boyadım, sıvadım, yaptım, çattım, ettim.

Sıvadınız ha!

Vicdanınız rahat mı?

Sağlık-Sen sendikası demecinde, “Banka promosyonları çalışanlara dağıtılmalı” demiş.

Hayır kardeşim yanlış söylemişsin “Çalışanların ücretleri bankalara promosyon olarak verilmemeli” demen gerekiyordu.

*****

Vekilimiz Mehmet Özlek’in

yapımını üstlendiği okul bitiyor…

Demiştik ya… Sayın Özlek’in okul inşaatı böyle giderse gelecek öğretim yılına yetişmez…

Aradan bir ay geçti okul inşaattan sorumlu olan dostum şevket Işıkay, “15 gün sonra dış sıva ve boya işi bitiyor… Bizim sözümüz söz. 24 ay sonra teslim edeceğiz demiştik… ınşallah daha erken teslim edeceğiz” dedi.

Doğrusu mahcup oldum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.