Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Uzmanı Dr.Orhan Hagi, yaşadığı olayı tüm detayları ile sosyal medya hesabında anlattı.

Acil Servisteki saldırının gerekçesini ‘Çocuğun kimliğini evde unutmuş olmaları ve TC kimlik numarasını bilmemeleri!’ olarak özetleyen Dr.Hagi, insanlara şifa dağıtma motivasyonu ile çıktığı bu yolun sonunu, yarınını göremediğini vurgularken, çarpıcı ifadeler kullandı:

”Ben, Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma hastanesinde görev yapmakta olan; Acil Tıp Uzmanı bir hekimim. akşam saatlerinde fırsat bulup insani ihtiyacımı karşılamak için alandan ayrıldığım 5 dakikalık molamın dönüşünde darp edildim.

Ben yokken gelen, alandaki başka bir hekim tarafından baştan aşağı muayenesi yapılmış bir çocuk hastanın yakını tarafından. Evet yanlış anlamadınız; beni bekleyen hastalarımın tetkiklerini değerlendirirken hiç görmediğim bir hastanın yakınından yumruk yedim, TEHDİT EDİLDİM.

Gerekçeleri ise çocuğun kimliğini evde unutmuş olmaları ve TC kimlik numarasını bilmemeleri! Hastayı muayene eden doktor hanım mümkünse kimliği getirmelerini, değilse kimlik fotoğrafını veya TC kimlik numarasını temin etmelerini istemiş.

Bu arada hastanın tanı ve tedavisi gecikmesin diye hasta dosyasını işaretleyip isimle (TC’siz) acil giriş açılması için acilen bilgi işleme yönlendirilmiş. HASTANIN OLAY YERİNDEKİ 5 YAKININDAN HİÇ BİRİ DOSYAYI ALIP KAYIT MASASINA GİTME ZAHMETİNDE BULUNMAMIŞ

HEMŞİRE ARKADAŞLARIMA ,BAŞKA BİR DOKTORA SATAŞMIŞ, BİRBİRLERİ İLE DALAŞMIŞ AMA BİRİ BİLE O DOSYAYI ALIP KAYIT MASASINA GİTMEMİŞ. Arbededen sonra hastanın babası çocuğu kucaklayıp özel hastaneye götürmüş.

Ciğerine tüp takılması gerektiğini, bunun için üçüncü basamak hastaneye sevk edilmesi gerektiğini söylemişler. BİLİN BAKALIM O GECE ÇOCUK HASTALARI KABUL EDEN 3. BASAMAK HASTANE HANGİSİ? EVET DARP VE TEHDİTLER İÇİNDE ÇALIŞAN BİZLER.

Henüz yarım saat önce canımıza kast eden insanların(!) CANINI tereddüt etmeksizin kabul edip tedavisini üstlendik. Olaydan beridir hasta bakarken bir gözüm sürekli kapıda. Gurbet elde arkama bakmadan yürüyemez oldum.

İnsanlara şifa dağıtma motivasyonu ile çıktığım bu yolun sonunu, yarınımı ve yarınlarımızı göremiyorum. Uzman hekim olarak hizmet verdiğim, dişimi tırnağıma takarak çalıştığım, kimsesiz olduğum Şanlıurfa’nın bana teşekkürü böyle oldu.

Bu cehaletin, bu şımartılmışlığın bedelini ödemek istemiyoruz artık. Tükendik, bittik, yok olduk.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.