Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran savaşına yönelik değerlendirmelerde bulundu. “Savaş İsrail’in savaşı ama ceremesini tüm dünyada 8 milyar insan ödüyor” diyen Erdoğan, daha fazla kan dökülmeden bu hukuksuz savaşın sona ermesi çağrısında bulundu. Erdoğan, Türkiye’yi ateş çemberinin dışında tutacakları mesajını verdi.
Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, iki haftalık aranın ardından önemli başlıkları görüşmek için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında Beştepe’de toplandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantı sonrası açıklamalarda bulundu.
Konuşmasında Terörsüz Türkiye sürecine yönelik kararlılık mesajı veren Erdoğan, “Terörsüz Türkiye’yi baltalamak isteyen girişimler gereken cevabı alacaktır. Önümüze çıkan engellere rağmen 17 aydır büyük bir sağduyu ile yürüttüğümüz süreci menziline ulaştıracağız” dedi.
Erdoğan, İsrail ve ABD’nin saldırıları ile başlayan İran savaşı hakkında da değerlendirmelerde bulundu. Savaşı “Netanyahu’nun ikbal savaşı” olarak nitelendiren Erdoğan, “Savaş İsrail’in savaşı ama ceremesini tüm dünyada 8 milyar insan ödüyor. Daha fazla kan dökülmeden bu anlamsız ve hukuksuz savaş bitmeli” dedi.
Türkiye’nin barış ve istikrarın tesisi için çalışmaya devam edeceğini vurgulayan Erdoğan, “Ülkemizi bu ateş çemberinin dışında tutacağız” dedi.
Erdoğan’ın konuşmasından satır başları:
“Milletçe etle tırnak gibiyiz. Bu topraklarda yaşadığımız müddetçe sıkılmış bir yumruk misali tek yürek tek bilek olmaya devam edeceğiz. Rabbimden niyazım bizleri bölgemizde silah seslerinin duyulmadığı, bayramların bayram gibi yaşandığı o günlere kavuşturmasıdır.
Bayramın 3. günü Katar’dan gelen acı haber yüreğimizi dağladı. kazada şehit olan binbaşımıza ve ASELSAN çalışanlarımıza rahmet diliyorum.
Nevruz’u bahane ederek milletin sinir uçlarıyla oynayanlarla ilgili gerekeni yapıyoruz. Nevruz’un temsil ettiği değerlere zarar veren hiçbir eyleme de izin vermeyeceğiz. Terörsüz Türkiye’yi baltalamak isteyen girişimler gereken cevabı alacaktır.
Önümüze çıkan engellere rağmen 17 aydır büyük bir sağduyu ile yürüttüğümüz süreci menziline ulaştıracağız. Türkiye’yi girdiği bu hayırlı yoldan döndürmeye ne provokatörlerin ne de onların ipini ellerinde tutan ağababalarının gücü yetmeyecektir.
Terörsüz bölge idealimiz Türkler, Kürtler, Araplar ve Farslar arasına nifak duvarları örmek isteyenlerin planlarına set çekmektedir. Şiddetin, kinin, nefretin diline teslim olmayacak, bölgemizde sevginin, barışın, kardeşliğin evrensel dilini yüceltmeye devam edeceğiz.
Küresel sistem köklü değişiklik yaşıyor. Değişim aktörler arasındaki çekişmeyi kızıştırdı. Tıpkı bir asır önce olduğu gibi yeni dünya düzeninin mücadele sahası olarak bir kere daha bölgemiz belirlenmiştir.
Savunma sanayiinde kat ettiğimiz mesafe akademik çalışmalara konu olan bir başarı hikayesidir. İnsansız hava araçlarından füzelere, savaş gemilerinden zırhlı araçlara kadar yerli ve milli imkanlarla büyük işler başardık. Güvenlik paradigmasında devrim yaptık. Türkiye’nin güvenlik çemberini hudutlarımızın ötesine kadar genişlettik.
Türkiye doğruya doğru, yanlışa yanlış diyebilen nadir ülkelerden biridir. Devlet aklından söz ettiren ülkeyiz. Hiçbir zaman oyuna gelmedik, yine tuzaklara düşmeden süreci yönetiyoruz. Savaş sürecini doğru okuduk. Türkiye’yi ateş çemberinin dışında tutacağız.
Savaş İsrail’in savaşı ama ceremesini tüm dünyada 8 milyar insan ödüyor. Savaş Netanyahu’nun ikbal savaşıdır. Netanyahu’nun katliam şebekesi artık durdurulmalı. Daha fazla kan dökülmeden bu anlamsız ve hukuksuz savaş bitmeli.
Küresel ekonomide telafisi yıllar alacak tahribat oluşmadan diyalog kapısı açılmalı, sonuç alıcı müzakere sürecine süratle başlanmalı. İsrail’in uzlaşmaz, maksimalist, radikal tavrının diplomatik çözüm yollarını kundaklamasına müsaade edilmemelidir.
Dünya barışı ve istikrarına önem veren hiçbir ülke İsrail’in ateşine odun taşımamalıdır. Türkiye barış ve istikrarın tesisi için çalışmaya devam edecektir.
Petrol fiyatlarındaki yükseliş gibi dünyayı olumsuz etkileyen bu süreçten vatandaşlarımızı korumak için eşel mobil gibi tedbirleri devreye alıyoruz. Bu tür beklenmedik şoklar karşısında Türkiye ekonomisinin direnç eşiği şu an tarihinin en yüksek seviyesindedir. Bundan hiç kimsenin tereddüdü olmasın.
Plaka, görüntü ve ses sistemleriyle ilgili uygulama sürecinin mağduriyetlere yol açmadan yönetilmesi noktasında İçişleri Bakanlığımızı talimatlandırdık.”


