Nevruz, Diyarbakır’ın merkez Bağlar ilçesindeki Nevruz Parkı’nda “Özgürlük ve Demokrasi Nevruzu” sloganıyla DEM Parti öncülüğünde kutlandı. PKK lideri Abdullah Öcalan, kutlamalara gönderdiği mesajında çözüm süreci ve Orta Doğu’daki gelişmelere değinerek; “2026 Newrozu ilk defa halklarımızın, halkımızın gerçekleşen demokratik entegrasyon, barış ve kardeşlik ruhuyla kutlanmaktadır. Bu ruha, iradeye tüm gücümle katılıyor, bu yıl gerçek anlamıyla ‘Yeni Gün’ olarak kutlanmaya değer hale gelen Newroz’un önümüzdeki yılların görkemli yürüyüşüne vesile olmasını diliyor; tüm halklarımıza barış diliyorum. Hepinizi sevgiyle selamlıyorum” dedi. Kutlamada Mayıs 2025’te hayatını kaybeden DEM Partili Sırrı Süreyya Önder de anıldı. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Kürtlerin taleplerini sıraladığı konuşmasında;”Kürtler arası demokratik birlik artık bir tercih değil tarihi bir ihtiyaçtır. Siyasetimiz farklı olabilir ama bölge tufandan geçerken ayrılık olmamalı. Demokratik birlik gecikmeden kurulmalıdır” ifadelerini kullandı.
Diyarbakır’da yapılan Nevruz kutlamalarına, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Ayşe Serra Bucak Küçük ve yurt dışından davetliler katıldı. Nevruz alanında yoğun güvenlik önlemleri alındı.
Nevruz kutlamalarında, Mayıs 2025’te hayatını kaybeden TBMM Başkanvekili, DEM Parti İstanbul Milletvekili, İmralı heyeti üyesi Sırrı Süreyya Önder, görüntüleri izlenilerek anıldı.
Önder’in eski Nevruz kutlamalarındaki konuşmasının bir bölümü ekrana verilirken; videoda çözüm süreci kapsamında Öcalan ile yapılan görüşmenin ardından açıklanan 27 Şubat çağrısındaki sözleri de yer aldı.
Öcalan: İlk defa barış ve kardeşlik ruhuyla kutlanıyor
Nevruz kutlamalarında, kendisini feshetme ve silah bırakma kararı alan PKK’nın lideri Abdullah Öcalan’ın İmralı’dan gönderdiği mesaj da okundu. Öcalan mesajında çözüm sürecine vurgu yaptı ve Orta Doğu’daki gelişmelere değindi.
Öcalan, mesajında “2026 Newrozu ilk defa halklarımızın, halkımızın gerçekleşen demokratik entegrasyon, barış ve kardeşlik ruhuyla kutlanmaktadır. Bu ruha, iradeye tüm gücümle katılıyor, bu yıl gerçek anlamıyla ‘Yeni Gün’ olarak kutlanmaya değer hale gelen Newroz’un önümüzdeki yılların görkemli yürüyüşüne vesile olmasını diliyor; tüm halklarımıza barış diliyorum. Hepinizi sevgiyle selamlıyorum” dedi.
Öcalan’ın mesajında “Kültür yaratan bir bölge olan Ortadoğu’nun, hegemonik güçlerin elinde bir savaş alanına dönüştürülmesine fırsat vermeyelim. Tarihte olduğu gibi günümüzde de bu büyük kültürün kendini özgürce ve gerçek kimlikleri temelinde ifade etmelerinin, bütünleşmelerinin önündeki engelleri birlikte aşabiliriz. Milliyetçilik ve mezhepçilik hastalığını geride bırakıp, halklarımızın binlerce yıllık tarihsel dayanışma kültürünü esas aldığımızda aşamayacağımız engel yoktur” ifadeleri de yer aldı.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, yaptığı konuşmada Kürtlerin taleplerini sıralarken, şöyle konuştu:
“Bu meydanda, sizlerin huzurunda taleplerimizi net bir şekilde ifadeye etmeye çalışacağım: Kürtler ne istiyor, diyorlar ya. 2026 Nevruz’unda Kürtlerin ne istediğini hep birlikte tekrar edelim: Kürtler, Türkiye’de kimliğinin tanınmasını istiyor, anadilinde eğitim istiyor, anayasal güvence istiyor, yerel demokrasi istiyor. Kürtler, eşit yurttaşlık istiyor. Cumhuriyet kurulurken cephede Kürtler vardı, Çanakkale’de, Urfa’da, Kurtuluş Savaşı’nda Türkiye’nin dört yanında Kürtler vardı, Meclis kurulurken Kürtler vardı. Bu ülke birlikte kuruldu, bedel birlikte ödendi. Felakette ve acıda ortak olduk, saadette neden ortak olamıyoruz? Bu sorunun ağırlığını gelecek nesillere bırakmak istemiyoruz, bu kaderi değiştirmek istiyoruz.”
Bakırhan ayrıca şunları söyledi:
“Bu alanda herkesin bir yakınının cezaevinde, bir yakınının dağda, bir yakınının sürgünde olduğunu çok iyi biliyorum. Cezaevindekiler artık özgür olmalıdır. Figenler, Selahattinler, Leylalar, Ayşeler ve binlerce tutsak özgür olmalı. Dağdakiler demokratik siyasete katılabilmeli, sürgündekiler evlerine dönebilmeli, demokratik siyasete katılabilmelidir. Halkın iradesini gasbeden kayyımlar artık gitmelidir. Sayın Öcalan’ın statüsü ve çalışma koşulları yasal düzenlemeli teminat altına alınmalıdır. Sayın Öcalan’ın Amed’de, bu meydanda halkıyla buluşmasının önü artık açılmalıdır.
“Bugün özellikle Ankara’nın önünde tarihi bir fırsat var. Kürt meselesini çözen bir Türkiye bölgede güçlü bir aktör olur. Bu fırsatı değerlendiren Ankara, Türkiye’de barışı, bölgede istikrarı sağlayabilir. Kaybedecek zaman, harcanacak başka bir nesil yok. Yeterince gençlerimizi, yeterince nesillerimizi kaybettik. Unutmayalım, günü kurtarma derdinde olanlar geleceği kaybeder. Herkesi, şahsi siyaset yerine ilke siyasetini, geçmişin ağır yükü yerine geleceğin umudunu konuşmaya davet ediyoruz. Türkiye’nin geleceği Kandıra Cezaevi’nde, Edirne Cezaevi’nde, Silivri mahkeme salonlarında, Amed zindanlarında değil Mecliste, meydanda ve demokrasi zemindedir.”


