Kış aylarının gelmesiyle birlikte karbonmonoksit zehirlenmelerinde artış yaşanıyor. Renksiz, kokusuz ve fark edilmesi zor olan karbonmonoksit gazı, bu özellikleri nedeniyle “sessiz katil” olarak adlandırılıyor.
Kış aylarının gelmesiyle birlikte soba, şofben, baca ve çeşitli ısıtıcıların kullanımına bağlı karbonmonoksit zehirlenmelerinde artış yaşanıyor. Soğuk hava ve rüzgârın etkisiyle risk daha da artarken, vatandaşların bu hayati tehlikeye karşı dikkatli olmaları gerekiyor.
Renksiz, kokusuz ve fark edilmesi son derece zor olan karbonmonoksit gazı, bu özellikleri nedeniyle “sessiz katil” olarak adlandırılıyor.
Özellikle bakımı yapılmamış bacalar, hatalı soba kurulumu ve yanlış ısıtıcı kullanımı zehirlenmelere zemin hazırlıyor.
Yatmadan önce söndürülmeyen sobalar ile kontrolsüz kullanılan elektrikli ısıtıcılarda hayati risk taşıyor.
Lodoslu havalarda soba yakılmasının ciddi tehlike oluşturuyor, bu tür havalarda bacalarda geri tepme yaşanabildiği, karbonmonoksit gazının kısa sürede evin içine dolabildiği belirtiliyor.
Karbonmonoksit zehirlenmelerinde en sık görülen belirtiler arasında baş dönmesi, baş ağrısı, mide bulantısı ve sersemlik hissi yer alıyor.
Karbonmonoksitin renksiz, kokusuz ve fark edilmesi son derece zor bir gaz olduğuna dikkat çeken Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Uzmanı Doç. Dr. Hüseyin Avni Demir, bu nedenle karbonmonoksitin “sessiz katil” olarak adlandırıldığını belirtti. Özellikle bakımı yapılmamış bacalar, hatalı soba kurulumu ve yanlış ısıtıcı kullanımının zehirlenmelere zemin hazırladığını ifade etti.
Lodoslu havalarda soba yakmanın ciddi risk oluşturduğunu vurgulayan Doç. Dr. Demir, “Lodos sırasında bacaların çekişi durabilir. Bu durum dumanın geri tepmesine ve karbonmonoksitin kısa sürede evin içine dolmasına neden olabilir” dedi.
Karbonmonoksit zehirlenmelerinde en sık görülen belirtilerin baş dönmesi, baş ağrısı, mide bulantısı ve sersemlik hissi olduğunu söyleyen Demir, aynı ortamda bulunan birden fazla kişide bu şikâyetlerin görülmesi halinde derhal zehirlenmeden şüphelenilmesi gerektiğini ifade etti. Böyle bir durumda ortamın hemen havalandırılması, herkesin temiz havaya çıkarılması ve 112 Acil Sağlık ekiplerinden yardım istenmesi gerektiğini belirtti.
Bu tür zehirlenmelerin büyük ölçüde önlenebilir olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Demir, Bacalar her sezon mutlaka temizletilmeli, soba ve ısıtıcılar doğru şekilde kullanılmalı, lodoslu havalarda soba yakılmamalı ve özellikle gece yatmadan önce soba tamamen söndürülmelidir. Unutmayalım; soba değil, ihmal öldürür. Basit önlemlerle hem kendimizi hem de sevdiklerimizi bu görünmez tehlikeden koruyabiliriz” şeklinde konuştu.
Şanlıurfa valiliği, Olumsuz hava koşulları nedeniyle ulaşımda aksamalar, çatı ve ağaç devrilmeleri gibi risklerin dikkat çekildi. Ayrıca rüzgârın etkisini artırmasıyla birlikte soba ve baca kaynaklı zehirlenmelere karşı da vatandaşların tedbirli olması istendi.


